Halkçı Başkan Buğdaycı: TİRYAKİ GİDECEK, YÖNETİME ALTINDAĞLILAR GELECEK
20 Şubat 2009
Hasköy’de vatandaşların mevcut Altındağ Belediye yönetiminden şikayetlerini ve sorunlarını dinleyen CHP Altındağ Belediye Başkan Adayı Ümit Buğdaycı, “Sizin desteğinizle 30 Mart’ta Altındağ’a yeni bir yönetim sistemi gelecek. Bu sistemde AKP’li Veysel Tiryaki gidecek, yönetime Altındağlılar gelecek” dedi.
CHP Altındağ Belediye Başkan Adayı Ümit Buğdaycı, Hasköy’de bir kıraathanede çok sayıda vatandaşla bir araya geldi. Altındağ’ın Ankara’nın kırsalı ve terk edilen bir yer haline geldiğine işaret eden Buğdaycı, mevcut belediye yönetiminin ‘Altındağ’ın yüzde 98’i imarlı hale geldi’ söyleminin aksine Altındağ’ın imar açısından döküldüğünü belirtti. Altındağ’da tüm belediye uygulamalarının çıkar ve rant amaçlı yapıldığını da ifade eden Buğdaycı, “Belediyenin kentsel dönüşüm uygulamaları vatandaşı mağdur ediyor. Bunların revize planı vatandaşın elindeki arsanın küçülmesi anlamına geliyor” dedi.
Altındağlılar yönetime
CHP anlayışının, son 15 yıldır Ankara’da hüküm süren AKP ve benzeri anlayışlardan çok farklı olduğunu vurgulayan Buğdaycı, en önemli farklarının ise, ‘halkçı belediyecilik anlayışı’ olduğunu kaydetti. Bu anlayış çerçevesinde halkla birlikte kararlar alarak, hizmet vereceklerini ifade eden Buğdaycı, “Sizin desteğinizle 30 Mart’ta Altındağ’a yeni bir yönetim sistemi gelecek. Bu sistemde AKP’li Veysel Tiryaki gidecek, yönetime Altındağlılar gelecek” dedi.
Yaşanan sorunlar
Sohbet sırasında vatandaşlar yaşadıkları sıkıntıları ve sorunları dile getirerek, Buğdaycı’dan çözüm sözü istedi. Vatandaşların dile getirdiği sorunlar arasında; ‘kentsel dönüşüm’ adı altında yapılan yıkımların yol açtığı mağduriyet, yol, yapılan parklarda spor alanlarının olmaması, belediye personelinin işten çıkartılması, belediyenin asıl hizmetlerinin yandaş taşeron şirketlere verilmesi, hizmet kalitesinin düşmesi ve vatandaşın Belediye Başkanıyla görüşememesi gibi sorunlar yer aldı.
‘Yandaşa değil, vatandaşa hizmet’
Vatandaşın kötü yönetim nedeniyle yaşadığı sorunların tümünün çözülebilir sorunlar olduğunun altını çizen Buğdaycı, “Önemli olan halkı yönetime katmak ve halka hizmeti esas almaktır” diyerek, şunları söyledi:
“AKP’li belediyeler gereksiz işlerle kaynakları israf etmektedir. Bunun örneklerinden biri Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in Milli Kütüphane karşısında yaptırdığı Gökkuşağı projesidir. Gökkuşağı’nı niye yaptı anlaşılır değil. Milyarlarca lira harcanan bu proje çürümeye terk edildi. Bizler vatandaşın ihtiyaçlarını karşılayacak, yerinde projelere kaynak ayıracağız. Tamamen vatandaşın yararına olacak projeleri uygulamaya koyacağız. Yandaşlarımıza para aktarmak, onlara rant alanı sağlamak için proje yapmayacağız.”
‘Emekçiler dostumuzdur’
Buğdaycı, belediyeden işçi çıkarılması konusunda ise “Bizler emeğin, emekçinin dostu bir partiyiz. Emeğiyle geçinen, üreten çalışanlarla hiçbir sorunumuz olamaz. Ama çalışmayan, emek vermeyen siyasi kadrolarla da çalışmayız. Bizler yandaşlara şirket kurdurarak, belediyenin vereceği hizmetleri bu şirketlere yaptırmayız. Bizler hizmeti direk belediyeden sağlarız” dedi.
Sorunların tamamını çözmeye talip olduklarını dile getiren Buğdaycı, bir kadın vatandaşın kültür merkezleri talebine de şu cevabı verdi, “1989-1994 arasında sosyal demokrat yönetim döneminde Hasköy’de 29 Ekim Kültür Merkezi kuruldu. Ancak sonradan bu merkez amacı dışında kullanılmaya başlandı. Biz burayı yine kültür sanat etkinliklerinin yapıldığı bir merkez haline getireceğiz.”
ÖLÇÜTÜN DOĞRUSU
20 Şubat 2009
Fransa’da Nicholas Sarkozy’nin cumhurbaşkanı seçilmesi sonrasında Türkiye ile olan ilişkilerde gerginliğin yeniden ivme kazandığını söylemek olasıdır. Türkiye’ye karşı gösterilen bu durumun düşmanca olduğunu söylemek istemiyoruz. Ancak genel görüntünün bu olduğunun kamuoyunun genel kanısı olduğu biliniyor.
Türkiye’nin AB’ne üyelik görüşmelerinde otomatiğe bağlanmış gibi karşı çıkışlar yaşanıyor. Tam üyeliği Türkiye’ye uygun görmeyen Fransa’nın ‘ayrıcalıklı ortaklık’ türküsünü çığırmaya başladılar. Bununla da yetinmediler. Anayasa değişiklikleri ile Türkiye’nin önünü tıkamayı göze aldılar. Son olarak da Akdeniz Birliği safsatasının arkasına saklanarak Türkiye’yi oyalıyorlar.
Aynı Fransa, Rum ve Ermeni yanlısı tutum ve davranışları ile de tıkaç görevini üstlenmiş gibi bir hava estiriyor. Her iki yönetimle de ilişkilerini sıcak tutuyor. Rum yönetimi ile imzaladıkları askeri işbirliği antlaşması ile yaşanan gerginliğin yükselmesini sağladılar. Böyle bir anlaşmayı imzalamış olmaları her türlü iyi niyetten uzak bir davranıştır.
Tüm bu yaşananları yok sayan Fransa, şimdilerde Nato’nun askeri kanadına dönebilmek için hazırlık yapmaktadır. Bunun için de Türkiye’den veto kartını kullanmamasını istemektedir.
Fransa, General De Gaulle’ün 1960’lı yıllarda cumhurbaşkanı olduğu dönemde, Yunanistan ise Kıbrıs Barış Harekatı’nı protesto etmek için Nato’nun askeri kanadından çekilmişlerdi. 12 Eylül dönemindeki yöneticiler, karşılığında herhangi bir istekte bulunmadan veto kartını kullanmamışlar ve Yunanistan’ın dönüşüne izin vermişlerdi.
Nedeni sorulduğunda ise Amerikalı bir generalin sözü senet olarak sunulmuştu. Aradan geçen sürede bu senedin de bir değerinin olmadığını yaşayıp öğrenmiş bulunuyoruz.
Uluslararası ilişkilerde generallerin sözleri bir işe yaramadığına göre, şimdi yapılması gerekenlere bakmak durumundayız. Fransa’daki Türkiye karşıtlığının kısa sürede sona erdirilebileceğini düşünmüyoruz. Çünkü Marsilya kentinde Ermenilerce yaptırılan ve Türklerin barbar olduklarını simgeleyen anıt bulunmaktadır. Daha sonraları benzerleri diğer kentlere de dikilmiştir.
Marsilya kentindeki anıt 1970’li yıllarda, kısa süreli de olsa diplomatik krizin yaşanmasına neden olmuştu. Rahmet ve saygı ile andığımız Hasan Esat Işık işgüderlik görevinden ayrılıp Türkiye’ye dönmüştü. Yapılan tüm ısrarlara karşın görevine dönmediği unutulmamıştır. Bu onurlu duruşu yeri geldiğine inandığımız için sizlerle paylaşmış bulunuyoruz.
Şimdi doğru oturup doğru konuşmak durumundayız. Bizlerin Türk ulusu olarak barbar olmadığımızın Fransa tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Dikilmiş olan barbarlık anıtları da yerinden sökülmediği sürece, veto kartının uygulanması gerekiyor.
Nato toplantıları 03 – 04 Nisan tarihlerinde Fransa’da yapılacaktır. Bu nedenle de siyasetçilerin Fransa’nın dönüşü konusunda gereken duyarlılığı göstereceklerine de inanmak istiyoruz. Fransa bir süre daha bekleyebilir diye de düşünüyoruz.
Bu arada İsrail’in Kara Kuvvetleri Komutanından talihsiz bir saldırı geldi. İçeriği konusunu buraya almak istemiyoruz. Kıbrıs’ın işgal altında olduğunu söylemiş olması kendisini haklı çıkarmayacağını bilmektedir. Bu nedenle söylediklerini saldırı olarak tanımlıyoruz.
Yine Bay komutanın çok iyi bildiğine inandığımız bir hususu da sizlerle paylaşmak istiyoruz. Kıbrıs Rumları adada kendilerinden olmayan Türkleri soykırımdan geçirmek için plan yapmışlardı. Türkiye’nin müdahalesi sonrasında bu soykırım önlenmiştir. Öyle değil mi Bay komutan…
Önümüzdeki aylarda Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yerel ve genel seçimler yapılacaktır. Konuya ilişkin çalışmalar son hızla sürdürülüyor. Seçimlerin coşkusuna kapılarak sorunların da göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacak olan seçimler öncesinde, siyasetçilerin gerginlik politikalarını sergilediklerini söylemek olasıdır. Dünya dengelerini değiştirmeye aday olan ekonomik sıkıntılar ne yazık ki konuşulmuyor. Siyasetçilerden beklenen ise bu konudaki görüşlerini netleştirmeleridir.
Kıbrıs’ta yoldaşların, toprak ve mülkiyet konusunu görüştükleri biliniyor. Konuya ilişkin olarak sizlerle paylaştığımız görüşlerimizde ısrarlı olduğumuzu yinelemek istiyoruz.
SEVGİ ile kalınız…
20 Şubat 2009 - Ankara -
Veli Gündüz Şahin’nin ‘Kadın’ projesi
20 Şubat 2009
CHP MAMAK BELEDİYE BAŞKAN ADAYI ŞAHİN, KADIN BİREYLERİN DAHA RAHAT YAŞAMALARI VE EKONOMİK ÖZGÜRLÜKLERİNİ KAZANIP BÜTÇEYE KATKI YAPMALARI İÇİN GELİŞTİRDİĞİ PROJELERİ MAMAKLI KADINLARA ANLATTI. ÇOK SAYIDA KATILIM OLAN TOPLANTIDA KADINLARIN SOSYAL VE EKONOMİK HAYATTAKİ ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKEN ŞAHİN, KADINLARLA İLGİLİ ÖNEMLİ PROJELERİ HAYATA GEÇİRECEKLERİNİ SÖYLEDİ.
–CHP MAMAK BELEDİYE BAŞKAN ADAYI VELİ GÜNDÜZ ŞAHİN, “KADINLARIMIZ VE ÇOCUKLARIMIZ PARKLARDA HUZUR İÇİNDE DOLAŞACAK”
–BİRBİRİNE YAKIN HER 5 MAHALLEYE BİR KREŞ AÇACAĞINI SÖYLEYEN GÜNDÜZ, “KADINLARIMIZ EL BECERİLERİNİ DEĞERLENDİRİP, AİLE BÜTÇESİNE KATKI YAPMALARINA ÖNCÜ OLACAĞIZ.”
–ŞAHİN, “PAZAR ESNAFINA DA ÇEKİ DÜZEN VERİP, KADINLARIMIZIN GÜVEN İÇİNDE ALIŞ-VERİŞ YAPMALARINI SAĞLAYACAĞIZ.”
CHP Mamak Belediye Başkan adayı Veli Gündüz Şahin, kadınlarla buluştu. Mamaklı kadınlara projelerini anlatan Şahin, “Göreve geldiğimizde kadınlarımıza özel önem vereceğiz. Kadınlarımız ile ilgili önemli ve özel projeleri yaşama geçireceğiz” dedi.
66 mahallesi bulunan Mamak’ta birbirine yakın her 5 mahalleye bir kreş açacağını söyleyen Veli Gündüz Şahin konuşmasında şunları kaydetti: “açacağımız kreşlerle kadınlarımızın kendilerine daha fazla zaman ayırmasını sağlayacağız. Kendilerine kalan zamanı iyi bir şekilde değerlendirmeleri için, el becerilerini geliştirecekleri kurslar, sağlıklarıyla ilgili kadın spor merkezleri, aile bütçesine katkı sağlamaları için projeler geliştireceğiz. Mamaklı kadınlarımızın layık oldukları noktaya gelmeleri için ve kimsesiz olan kadınlarımızın hiç kimseye muhtaç olmadan barınabilecekleri, Kadın Barınma Evleri ile mutlu bir yaşam sürdürecekleri merkezler oluşturacağız.”
Parklar ve gezinti alanlarını yeniden ele alıp, çeki-düzen vereceğini anlatan Şahin, “ seçildiğimde kadınlarımız, kızlarımız ve çocuklarımız için çok gerekli olan park ve bahçeleri Mamaklıya yakışır hale getireceğim. Benim yönetimimdeki Mamak’ta parklar güven ve huzur içinde olacak, kadınlarımız ve çocuklarımız buralarda çekinmeden dolaşabilecek “ dedi.
Kadınların yoğun ilgisiyle konuşmasını sürdüren Veli Gündüz Şahin, kadınlara büyük görev düştüğünü belirterek, seçimin anahtarının kadınlarda olduğu vurguladı ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kadınlarımızın semt pazarlarında rahatça alış-veriş yapmalarını sağlamak için pazarlara çeki-düzen vereceğiz, pazarcı esnafımızın işgaliye parasını düşürüp, fiyatları aşağıya çekeceğiz. Üstünü kapatacağımız pazarlarda rahat, kaliteli ve güvenli bir alış-veriş yapılması için her türlü önlemi alacağız, kadınlarımızın çekinmeden pazarlara gitmesi için pazar yerlerini devamlı denetleyeceğiz .”
Kadınlar toplantısında “Yaşanabilir bir Mamak için” yola çıktığını anlatan Veli Gündüz Şahin konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Mamak yeniden ayağa kalkacak, bunda siz kadınlarımızın rolü çok büyük. Ayrımcılık yapmadığımızı, her Mamaklının aynı hizmeti aynı koşullarda alacağını komşularınıza anlatın, Mamak’ı benim değil, hep beraber bizim yöneteceğimizi herkese söyleyin. “
Tut Şunun ucunu döşiyelim abi!
19 Şubat 2009
18.02.2009 Bir tv kanalında haberci Gökçek’e soruyor
- efendim doğalgaz sayaçlarından aldığınız abnone paralarından 150 dolar Ankaralılardan fazla para alındığı artık herkes tarafından biliniyor. Bu fazla para nereye gitti?
Gökçek fazla para alındığını kabul ediyor ama 100 dolar diye düzeltiyor ve yanıtlıyor
- Ankaralılara bu alınan parayla hizmet götürdük.
haberci soruyor
- mesala ne hizmeti örnek verirmisiniz
Gökçek cevaplıyor
- Boru döşedik!
Ey Ankaralı sizden fazladan alınan paralarla evinize boru döşenmiş. Bundan iyi hizmet mi olur.
tabiiki oylarınızı gene Gökçek’e vereceksiniz. Verinki yarım kalmış yerlerin borularını da döşensin.
Yazıklar olsun!
19 Şubat 2009
Ödeye ödeye bir türlü bitiremediği vergi borcunun sıkıntısıyla içi kan ağlarken, iş stresinden, krizden yorgun bitap düşen ve nerdeyse gülmeyi unutan insanları televizyon ekranlarından güldüren, Devlet Sanatçısı ünvanlı usta tiyatrocu ebediyete göçtü. Belkide daha yaşardı Gazenffer Özcan. Eğer bu borçları kendine ” Ar ” saymayıp, deveyi hamuduıyla götürdükten sonra insanların karşısına geçip dürüstlükten söz eden bazı büyüklerimiz gibi ” Ar-sız” olsaydı. Şimdi artık çiçek göndermek, ağlayıp taziye dilemek nafile. Keşke onu yaşarken mutlu edebilseydiniz.Keşke bazı yandaş insanları ve firmaları kayırarak çıkarttığınız kıyak yasalaradan azıcıkta gerçekten çalışan ama olumsuzluklardan dolayı kendini toparlayamayan devletine, ülkesine saygılı insanları yararlandırabilseydiniz. Yazıklar olsun Türkiye’yi yönetenlere
gerçekten yazıklar olsun yandaşlarını düşünen ama her insanın insanca yaşamaya hakkı vardır demeyen zihniyetlere.
AYAŞ ELİ KINALI ASKERLERİNİ UĞURLADI…
17 Şubat 2009
Vatani görevini yapmaya giden 186 asker Ayaş Belediyesinin muhteşem organizasyonuyla, Ayaş Kapalı Spor Salonunda düzenlenen şölenle uğurladı.Okunan duanın ardından Askerlere birer Türk Bayrağı hediye eden Başkan BAŞKARAAĞAÇ askerlerin eline teker teker kına yaktı.
Ayaş Belediye Başkanı Ali BAŞKARAAĞAÇ askerlere ithaf en yapmış olduğu konuşmada;”Canımız,kanımız olan ana kuzusu evlatlarımız vatan bölünmesin,bayrak inmesin diye askere gidiyorlar.Vatan için,millet için, güzel yarınlarımız için bayrağımızı özgürce dalgalandırmak,canlarını seve seve veren ecdadımız gibi, kanlarının son damlası kalana kadar, gerektiğinde şehit olmak için askere gidiyorlar… Vatan borcu ödemek için askere gidiyorlar… Biz Türk milleti olarak vatan uğruna yüzyıllarca öldük yine gözümüzü kırpmadan ölürüz.
Ne mutlu ki bizlere sizin gibi evlatlarımız var,sizlerle mutluyuz,sizlerle gururluyuz, en büyük asker bizim asker. Güle güle gidin güle güle gelin, hepiniz Allaha emanet olun.” Dedi.
Gecenin ilerleyen saatlerine kadar Askerler ve Halk doyasıya eğlenirken A.H.İ.T. Sincan şubesinin Seymen alayı muhteşem bir gösteri yaptı. Ayaşlı Doğan, Ankaralı Coşkun, Başkentli Gökhan konser verdi; Asker uğurlaması Askerlerin aileleriyle ve Belediye Başkanımız Ali BAŞKARAAĞAÇ ile vedalaşmaları ile son buldu…
KAR ALTINDA KARAYALÇIN VE TANIK COŞKUSU
17 Şubat 2009
CHP İlker Seçim Bürosu açılışına katılan Karayalçın ve Tanık, seçim bürosuna sığmayan Dikmenlilere kar altında seslendi.
CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık; “Ankara’nın kışını bahara çevireceğiz.”
CHP Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın ve Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, Dikmen İlker’de seçim bürosu açılışına katıldılar.
CHP’nin Ankara Büyükşehir ve Çankaya belediye başkan adayları Karayalçın ve Tanık, kar altında Dikmenlilerle buluştu. İlker semtinde açılan seçim bürosuna sığmayan Dikmenliler cadde ve sokağa taştılar. CHP’li adaylara olan ilgi seçim bürosu açılışını mitinge dönüştürürken, adaylar yurttaşlara sokakta seslenmeyi tercih etti.
Tanık, yoksullukla mücadele ederek kentliyi ve kenti zenginleştirici uygulamalarla Yeni Toplumcu Belediyeciliği hayata geçireceklerini dile getirerek, “Bu değişim ve dönüşümü halkımızla birlikte başaracağız,” dedi.
Coşkulu kalabalığa seslenen Karayalçın, “Ankara vadileri projesinin en önemli ayağı olan Dikmen Vadisi Projesi’ni başlattığımız günlerde bizleri büyük bir sevgiyle kucaklamıştınız. Bugün aynı sevgi selini yaşamaktan büyük mutluluk duymaktayım. Ancak, başlattığımız tüm projeler ne yazık ki, bitirilmemiş ve hatta onların yerine kenti kimliksizleştiren, kentliyi yoksullaştıran hayata geçirilmiştir. Ankara’da seçim zaferini ilan ettikten sonra kenti kimliğine yeniden kavuşturacağız,” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından seçim bürosunu açan Karayalçın ve Tanık, yağıştan dolayı dışarı çıkamayan yaşlılar ve çocuklarla bir araya geldi. Gençlere iş olanakları, yaşlılara ve çocuklara da özgür sokaklar oluşturmak için kolları sıvadıklarını ifade eden Tanık, sohbetin ardından yurttaşlarla ve seçim bürosu gönüllüleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Karayalçın ve Buğdaycı Büyük Sanayi’nin sorunlarını dinledi: BÜYÜK SANAYİ’DE SORUNLARI SİZİNLE ÇÖZECEĞİZ
16 Şubat 2009
Yıllardır yerlerinden edilmemek için mücadele veren Büyük Sanayi esnafıyla bir araya gelen, Karayalçın ve Buğdaycı, Büyük Sanayi’nin sorunlarının esnafla birlikte çözüleceği sözünü verdi.
CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın ve CHP Altındağ Belediye Başkan Adayı Ümit Buğdaycı, İskitler’de bulunan Büyük Sanayi’de esnaflarla bir araya geldi. Sütçü Kemal İşhanı’nda yapılan toplantıya Büyük Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi Başkanı Nalan Keziban Atay ve sorunlarına yıllardır çözüm bekleyen çok sayıda esnaf katıldı.
‘Saltanata son verelim’
Toplantıda konuşan Buğdaycı, Altındağ’ın ve Ankara’nın çok yönlü yağmalandığını vurgulayarak, bu yağmalamanın Büyük Sanayi’de de yapıldığına işaret etti. Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve AKP’lilerin Ankara’daki büyük alışveriş merkezlerine ortak olduğunu belirten Buğdaycı, “Ama yine de bunların gözü doymuyor. Bu gözü doymayanlara karşı birleşelim. Vatandaşı, esnafı görmeyenlerin saltanatlarına son verelim” dedi. Buğdaycı, sanayi bölgeleriyle ilgili de çok ciddi projelerinin olduğunu ifade ederek, 29 Mart’tan sonra bu projelerini esnafla, vatandaşla birlikte uygulayacaklarını sözlerine ekledi.
Karayalçın da yaptığı konuşmada, Büyükşehir Belediyesi’nin yanlış uygulamalar içerisinde olduğunu belirterek, “Bunun adı beceriksizliktir, halka saygısızlıktır” dedi. Buğdaycı’nın konuşmalarına katıldığını da ifade eden Karayalçın, Altındağ’da bir oyun oynandığını, bir tezgah kurulduğunu dile getirerek, yanan Modern Çarşı’ya işaret etti. Karayalçın, Modern Çarşı’nın önce siyasi sonra da fiziki olarak yıkıldığının altını çizdi.
‘Bunlar iyi niyetli değil’
Büyük Sanayi’de hakkı olan esnafın yerinin esnafa danışılmadan değiştirilmek istendiğine de işaret eden Karayalçın, “Büyükşehir Belediyesi burada hakkı olan esnafı çıkarıp, onların yerine başkalarını getirecek. Eğer iyi bir düşünceleri olsaydı bunu sizinle yaparlardı” dedi.
‘Bıkmayın, direnin’
Hali hazırda bir kooperatifin bulunduğuna işaret eden Karayalçın, ancak buna karşın sanayiye getirilecek olan yeni kişilerin başka bir oluşum içine girdiklerini söyledi. Bu kişilerin sanayide hak sahibi olan esnafa kendi kooperatiflerinden ayrılıp bu oluşuma üye olmalarını istediğini belirtti. Bu kişilerin bu şekilde esnafı bıktırmaya dirençlerini kırmaya çalıştığına dikkat çeken Karayalçın, “Ümit kardeşimle diyoruz ki, bıkmayın, direnin. 29 Mart’ta Ankara’da yeni bir siyasi yapı gelecek” diye konuştu. Karayalçın, Büyük Sanayi’de ne yapılacaksa esnafla birlikte yapılacağını, bütün kararların esnafla birlikte alınacağının sözünü vererek, “Ümit kardeşimle birlikte size söz veriyoruz” dedi.
Buğdaycı’nın ve Karayalçın’ın konuşmaları sırasında bazı esnaflar “Bunlar yağmayı yandaşlarıyla yapıyorlar. 29 Mart’ta ampulü kafalarında patlatacağız” diyerek tepkilerini dile getirdi.

KARAYALÇIN VE BÜLENT TANIK ‘A MÜHYE KÖYÜN’DE COŞKULU KARŞILAMA
16 Şubat 2009
CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın ile Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Mühye Köyü’nde seçmenlerle buluştu.
Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Karayalçın, Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, CHP Ankara İl Başkanı Ali Yıldız, SHP Ankara İl Başkanı Celalettin Koç, CHP Çankaya İlçe Başkanı Gökalp Cudi Çalışkan ve bereberindeki partilileri Mühye Köyü’nde coşkulu bir kalabalık karşıladı. Burada Mühyelilere hitap eden Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, İmrahor Vadisi Islah Planı’nın mimarları olarak yıllar sonra yeniden Mühyelilerin arasında olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne 2 km mesafedeki bu yerleşim alanının sorunlarla boğuşuyor oluşuna üzülerek tanıklık ediyoruz.” diyen Bülent Tanık, “30 Mart itibarıyla bu sorunları birlikte çözeceğiz.” dedi.
Bülent Tanık’tan sonra Mühyelilere seslenen Murat Karayalçın, İmrahor Vadisi için yeni imar planı ortaya koyarak, sorunu çözeceklerini söyledi. “15 yıl önce yaptığımız planı yeniden getirecek değiliz. Çok şey değişti. Yeni plan yaparak bunu ortaya koyacağız.” diyen Karayalçın “Bu toplantıda sizlere bunu vaat ediyorum.” dedi. İmar planı yapılmadan alt yapı projesi yapılamayacağını, yol açılamayacağına dikkati çeken Karayalçın, ilk adımın atılmasının bölgenin imar planının hazırlanmasından geçeceğini söyledi. Ankara’nın Polatlı’ya doğru denetimsiz ilerlemesinden yakınan Karayalçın, “Ankara’nın taşına toprağına kurban olayım diyorum ama 21. yüzyılda bu bölgede atılım olmamış. Yakup Abdal bölgesine bir üniversite yapmak istiyoruz. Doğukent’i geliştirmek için bölgeye üniversite yapma kararı aldık” diye konuştu

ÇANKAYALI MUHTARLARDAN Tanık ve Karayalçın’a “EVET”
16 Şubat 2009
CHP Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, kahvaltılı tanışma toplantısında bir araya geldiği Çankayalı muhtarlardan “evet” aldı.
Seçim çalışmaları kapsamında sivil toplum kuruluşlarına ziyaretlerde bulunan Bülent Tanık, Çankayalı Muhtarlarla kahvaltı etti. Hacettepe Park Restaurant’ta CHP Çankaya İlçe Başkanı Gökalp Cudi Çalışkan ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte muhtarlarla kahvaltı eden Bülent Tanık, yerel demokrasinin sokaktan mahalleden başladığını ve bunu da muhtarların temsil ettiğini söyleyerek “hep birlikte yeni toplumcu belediyeyi yaratacağız.” dedi.
CHP Çankaya İlçe Başkanı Gökalp Cudi Çalışkan’ın “muhtarlarla yerel yönetim adayı arasında seçimler öncesi sıcak bir diyalog sağlamaya yönelik toplantılar kapsamında bir araya geldiklerini belirttiği kısa konuşmasından sonra söz alan CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, muhtarların belediye hizmetleri konusunda en sağlıklı geri dönüşümü sağlayacak birimler olduğunu söyledi. Bülent Tanık, “Bu ön tanışmayı seçimden sonra mahallelerinizi ziyaret ederek, sorun, öneri ve beklentilerinizi alacağımız görüşmelerle devam ettireceğiz. Yoksullukla pençeleşen, yaşamın gün be gün zorlaştığı, zorlaştırıldığı ülkemiz şartlarında sizlerle birlikte toplumu her yönden zenginleştirici çalışmalar yürüteceğiz.” dedi. İlk “evet” i Çankayalı muhtarlardan aldığını ve bundan da büyük mutluluk duyduğunu belirtti.
Çankayalı Muhtarlar adına söz alan Çankaya Muhtarlar Derneği Başkanı Özgür Özdemir de yaptığı konuşmada fikir ve proje adamı olan CHP Çankaya Belediye Başkan Aday Bülent Tanık’ı yakından tanıdığını bu yüzden de içinin rahat olduğunu söyledi. Bugüne kadar görüştükleri belediye başkan adaylarının çok sayıda vaatte bulunduklarını da söyleyen Özgür Özdemir, seçimleri kazanan belediye başkanının “program dahilinde yapılacaktır.” Sözünü literatürlerinden çıkarmalarını istedi.



