HEYKELİ DİKİLECEK KADIN
23 Mayıs 2009
Hasan İkizer
Türkan Hoca’dan çok daha etkin ve başarılı hizmetler beklenmekte iken ne yazık ki 74 yaşında 18.05.2009’da aramızdan ayrılmak zorunda kaldı. Okumakta olan binlerce gencecik öğrencilerini öksüz bırakarak gitti. Tüm mücadelelerinden başarı ile çıkan Prof.Dr. Türkan Saylan kendi hastalığıyla mücadelesinden üstün çıkamadı. Ancak cüzzam hastalığının Türkiye’de köküne kibrit suyu dökülmesinde çok başarılı olmuş, en büyük yengilerinden ilkini gerçekleştirirken ikinci olarak eğitim alanındaki çalışmaları nedeniyle de tüm Türkiye ve dünyaya adını duyurmuştur. Cehaletin amansız karşıtı ve lideri durumunda idi.
Burs almakta olan kız öğrenci sayısını 36 binden 100 bine çıkarılmasını, Türkiye’nin her köyünde bir okul yapılmasını, yoksul ve başarılı kızlara burs verilmesini, her kasabada kız öğrenci yurdu yapılmasını, kızların erken yaşlarda evlendirilerek okuldan uzaklaştırılmaması Türkan Hoca’nın vasiyetleri arasında idi.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni (ÇYDD) kurarak genel başkanı oldu. Tüm Türkiye’de gerçekleştirdiği çalışmalarla maddi olanaksızlarla okula gidemeyen yoksul kız öğrencilere sağladığı olanaklar ve Milliyet’in öncülük ettiği ‘Baba beni okula gönder’ kampanyası ile gerçekleştirdiği hizmetlerle unutulmazlar arasında yer almıştır. Heykeltıraş yeteneğim olsaydı onun ilk heykelini yapar yurdun en güzel bir yerine dikilmesi için gece gündüz çalışarak ilk ölüm yıldönümü gününe yetiştirmek isterdim.
Cüzzamla Savaş Derneği ve Cüzzamla Savaş Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı. Gerçekleştirdiği başarılı hizmetler nedeniyle uluslararası Gandhi Ödülünü aldı. Daha birçok ödül yanında insan hakları, barış, onur ve hizmet ödülleri sahibi de olan Saylan’ın 500’e yaklaşan yayını vardır. 2009 yılı Vehbi Koç Eğitim Ödülünün de sahibi olan Türkan Saylan, verilen 100 bin dolarlık ödülü, başkanı olduğu ÇYDD’nin eğitim alanındaki kız çocuklarının yetiştirilmesine bağışladı.
Türkiye’de sağlık ve eğitim hizmetlerindeki öncü ve başarılı çalışmaları ile Sağlık ve Milli eğitim Bakanı olarak akla gelen ilk kadın adayların başında gelmekte idi ve buna fazlası ile de layıktı.
Cumhuriyet mitinglerinin düzenlenmesinde gerçekleşmesinde çalışanların başında yer alarak önemli katkılarda bulundu. Sağlık durumunun kötüye gitmesine karşın evinin ve başkanı olduğu derneğin aranmasında ve Ergenekon nedeniyle rahatsız edilmesine karşın dimdik ayakta mücadelesini yaşamının sonuna dek sürdürdü. “Ne şeriat ne darbe” düşüncesine bağlı olduğu gerçeğini, laiklikten Cumhuriyet ilkelerinden ödün verilmeyeceğini kamuoyu önünde gür sesi ile duyurdu.
Eğitimin her şeyin önünde geldiğine inanıyordu. Eğitimle yoksulluğun ve terörün yenileceğine çağdaşlığın kısa sürede yakalanacağına, gelişme ve ilerlemenin sağlanacağına kesin kararlı ve içtenlikle inanmakta idi.
Dünyaca tanınmış bestekar ve piyanist Fazıl Say’ın ÇYDD adına Lütfi Kırdar Salonunda gerçekleştirdiği ve gelirini derneğe bıraktığı konserden çok mutluluk duyduğunu, ağır hastalığına karşın konsere katıldığını, amacı olduğu burs alacak olan kız öğrenci sayısının 100 bine ulaşmasına kısa bir sürede varılacağının beklentisi içinde idi. Türkan Saylan’a Tanrı’dan rahmet diler yakınlarına ve öğrencileri ile Türk milletine başsağlığı ve sabır dileklerimi sunarım.
Lütfi Kırdar’dan son yolculuğuna uğurlanırken görevini yapmış, tamamlamış ve inanmış bir kişi olarak başarılı ve mutlu yaşadı. Huzur içinde aramızdan ayrıldı. Ölüme bu kadar rahat huzur içinde gülerek giden başka birini daha görmedim.
