YARATICILIK VE HEYECAN SANAT DÖNÜŞÜNCE

11 Haziran 2009

ÇSM, iki ilginç sergiye evsahipliği yapıyor.

 Ankara - Yaratıcılığın ve heyecanın sanata dönüştüğü iki ilginç sergi, birer gün arayla Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Ankaralıların beğenisine sunuldu.

 - DOĞANIN SANATI -

Sanat tarihi ve arkeoloji mezunu Çankırılı sanatçı Uğur Soydan’ın 500’den fazla özgün eserini barındıran Doğal Tasarımlar Sergisi, altı ana bölümden oluşuyor. Sanatçının ebru çalışmalarının bulunduğu ebru bölümü,  fantezi bölümü, fantastik bölüm, nostalji bölümü, yağlıboya eserler ve sanatçının en çok ilgi gören eserlerinin yer aldığı doğal tasarım bölümü. Soydan, bu bölümde mercimekten fasulyeye, kınadan çivite kadar 27 bitkisel malzemeden ortaya koyduğu tablo gibi yapıtlarıyla izleyenleri şaşırtıyor. Sanatçı atık malzemelerle oluşturduğu fantastik bölüme de ayrıca önem veriyor. 2004 yılından itibaren çalışılan eserlerin bulunduğu sergi, 14 Haziran’a kadar gezilebilir.

 - SUALTINDAKİ GİZEMLİ DÜNYA FOTOĞRAFLARDA -

Sınırlı sayıda profesyonelin uğraştığı su altı fotoğrafçılığı dalında kendini geliştiren Sergun Aydan’ın sergisi ise, su altındaki gizemli dünyayı gözler önüne seriyor. 32 adet büyüleyici fotoğraftan oluşan sergi, yaklaşık 25 deniz canlısının yaşamı hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. Fotoğrafçılıkla üniversitede tanışan ve çok seven Aydan, daha sonra merak saldığı dalgıçlıkla birleştirdiği bu merakını açtığı sergiyle pekiştirdi ve fotoğraf meraklılarının ilgisini uyandırdı. Aydan, bu uğraşın oldukça maliyetli olduğunu, ancak büyük bir keyif verdiğini de ifade etti. Bu sergi, 14  Haziran’a kadar gezilebilir.

11. ODTÜ ULUSLARARASI ÇAĞDAŞ DANS GÜNLERİ 10-11-12-13-14 MART 2009

9 Mart 2009

11.  ODTÜ ULUSLARARASI ÇAĞDAŞ DANS GÜNLERİ
10-11-12-13-14  MART 200911spodos

Organizasyon: ODTÜ Çağdaş Dans Topluluğu

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde etkinliklerini sürdüren ODTÜ Çağdaş Dans Topluluğu’nun düzenleyeceği festival, Türkiye’de ve yurtdışında çağdaş dans alanında üretimde bulunan sanatçıların bir araya gelecekleri, ürünlerini ve düşüncelerini paylaşacakları bir ortamın hazırlanmasını amaçlıyor. İlki 1999 yılında gerçekleşen Dans Günleri, Türkiye seyircisinin çağdaş dans sanatını tanımasına imkan veren; çağdaş dansın diğer sanat dalları gibi günlük yaşamın bir parçası haline gelebileceğini gösteren; ve katılımcıların, dans eğitimi alanında ülkemizde sınırlı olan kaynakları ortak bir platformda paylaşarak dans adına daha yetkin bir noktaya ulaşmalarını sağlayan, ortak amaçları olan kişileri buluşturup ortak tasarılar oluşturmalarını sağlayan, disiplinler arası etkileşimi sağlayıp ortak üretim alanı oluşturan, seminer, konferans ve belirli bir amaca yönelik sunumlarla dansın düşünsel kavramlarını genişletip olgunlaştıran, Türkiye ve dünyadaki dans alanındaki gelişmeleri  birlikte takip etme olanağı sunan on yılın ardından, onbirinci yılına ulaşacağı 2009 Mart ayında “değişim ve etkileşim ” temeline dayalı işlerin sunulacağı ve paylaşılacağı bir platform oluşturmayı hedefliyor. 10-11-12-13-14 Mart 2009 tarihleri arasında gerçekleşecek festival,Ankara içi tanıtıma yönelik etkinliklere ev sahipliği yapacak olup , özel ve karma temsilleri; ileri seviyeli dans teknik ders ve atölyeleri; panel, sunum, film gösterimleri, video atölyeleri ve yerleştirme/enstelasyonları içeren yoğun bir programla Ankara  seyircisiyle buluşacak.

“Değişim… hızla dönen, değişen bedenlerimiz, ruhumuz, çevremiz…Biz aynı kalabilir   miyiz?”
Vazgeçilmez olan, yani her daim var olan…
Zaman…
Değişim; akar. Kişi de öyle yakalamak için. Oysaki bazı şeyler de hiç değişmez.
Değişim…Belki de gereksiz…Belki de tek gerçek…Belki doğanın gereği, belki de sadece yapaylık…

Her yenilik unutmakla başlar; olanı, var olanı unutup sıfırdan başlamak…
Yenilik bazen zordur.
Alışılagelmişten kopup, başka bir şekle sokmaya çabalamak…
Her yenilik birikimlerle başlar; geçmişi anlayıp, geçmişle ve gelecekle kendini çoğaltmak…”
(odtüÇDT dans günceleri,13.11.08)

11.Dans Günleri’nde buluşmak üzere…

www.cdt.metu.edu.tr
İletişim adresi:odtucdt@yahoo.com
Ezgi Akbulut: 0 537 463 37 00

Meydan yok, Kavşak çok

6 Aralık 2008

Nüfusu 4 milyona yaklaşan başkente bu güne kadar yaplan raylı sistem uzunluğu, dünyanın az gelişmiş ülkelerinde dahi Ankara’ya eşdeğer büyüklükteki kentlerdeki uzunluktan azdır. Toplam raylı sistem uzunluğu 23km olup, Ankaralı’ya büyük kolaylık sağlayan Metro projesine de ilk imzayı atan belediye başkanı rahmetli Ali Dinçer’ di.   Çağdaş kent yaşamı konforlu, çevre dostu ve daha güvenli ulaşım teknolojileri kullanımını gerektirmektedir. Oysaki Ankara ’da raylı sistemler ve çağdaş kent projelerine ayrılması gereken kaynaklar toplumsal faydası bir türlü görülemeyen katlı kavşaklar için harcanmaktadır.

Bugüne kadar 50’ye yakın katlı kavşak inşa eden Büyükşehir Belediyesi, ne kentin ulaşım sorununu çözmüş ne de trafikte kayda değer bir iyileşme sağlamıştır. Bu yöntemlerin kalıcı çözümler üretemeyeceği, yeni kavşakların yapılmasına neden olacağı daha önce Demokratik Kitle Örgütleri  tarafından defalarca belirtilmesine rağmen bilimden ve teknikten yoksun kararlar verilmiş Belediye kaynakları boşa harcanmış, Ankara Büyükşehir Belediyesinin Hazineye olan borçları katlanmıştır. Bunun sonucunda doğalgaz zammı, kabarık su faturaları Ankaralıların yakasına bir karabasan gibi yapışmıştır. Büyükşehir Belediyesi ile aynı siyasi parti mensubu olan Turizm ve Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın da dediği gibi “ Türk toplumunda agorafobi vardır. Meydan ne kadar büyük olursa o kadar ahali toplanabilir, ne kadar ahali toplanırsa o kadar devlet için tehdit olabilir diye. Eskiden Kızılay’dan Çankaya’ya giden yolda, solda pastaneler ve kafeler vardı. Yine Sıhhiye’den Kızılay’a kadar giden yolda mütevazı binalar vardı. Binaların seviyesi düşük olunca caddeler daha geniş gözüküyordu. Yapılar yükseldi, caddeler bugün birer koridora, tünele döndü. Ve Kızılay’da şimdi devasa, meydanda yürüyenlerin üzerine gelen, çirkin yapılar var. Kala kala bir tek Güvenpark kalmış, o da kıstırılmış vaziyette. Sürekli küçülen ve kötü kullanılan bir Güvenpark. Halbuki, Kızılay bütün çepeçevresi açık bir meydan olabilirdi. Büyütülmesi yerine küçültülmesine dönük şeyler yapıldı. Ve şu anda, Ankara’da sadece kavşaklar var meydan yok. Kızılay sadece bir kavşaktır, Tandoğan bir kavşaktır, Kurtuluş bir kavşaktır. “ Acaba bu agorafobilileri gönderip, diğer meydanları kurtarabilirmiyiz.