ÇANKAYA’DA SANAT SOKAĞA İNİYOR

27 Mayıs 2009

.  Çankaya Belediyesi 16. Uluslararası Değirmendere Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu Başlıyor.
• Çankaya’da sanat sokağa iniyor, sokaklar şenleniyor.
 
Ankara - Sanat çevrelerinin yakından takip ettiği ancak bir süredir kesintiye uğrayan “Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu” bu yıl Çankaya Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek.
Çankaya Belediyesi, belde belediyelerinin kapatılması ya da yönetsel değişiklikler yüzünden kesintiye uğrayan sanat festivallerini sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyor. Bu yıl 16.’sı Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenecek olan  “Çankaya Belediyesi 16. Uluslararası Değirmendere Zühtü Müridoğlu Ahşap Heykel Sempozyumu”nda sanatla sanatseveri biraraya getirecek. Çankaya Belediyesi ve üniversitelerin işbirliğiyle 15-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak sempozyuma 3 yerli ve 3 yabancı heykel sanatçısı katılacak.
Başkentlilerin 10 gün boyunca farklı kültürlerden gelen heykel sanatçılarının çalışmalarını  izleme şansı bulacakları sempozyuma, Hollanda Sırbistan ve Yunanistan’dan katılacak heykeltıraşlar çadırların altında 10 gün boyunca heykel yapacaklar. Öte yandan etkinlikler kapsamında, Sakarya yaya bölgesinde müzik dinletileri de sunulacak.
Sempozyumun danışma kurulunda ise Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy, Değirmendere eski Belediye Başkanı Ertuğrul Akalın, Gazeteci yazar Işıl Özgentürk, Radikal Gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Yetkin, Hürriyet Gazetesi Ankara Eki sorumlusu ve Yazarı Yaşar Sökmensüer, Heykeltıraş Kemal Tufan, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi  Heykel Bölüm Başkanı Turhan Çetin, Bilkent Üniversitesi  Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Hasan Sağlam, Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Bora Türkan ve Çankaya Belediyesi Danışmanı Nevzat Uğurel yer alıyor.
 
-      ZÜHTÜ MÜRİDOĞLU (1906-1992)
İstanbul’da 1906 yılında dünyaya gelen Türk heykeltıraş Müridoğlu,  Sanayi-i Nefise Mektebi’nde heykel eğitimi aldı. Paris’te Collarossi Akademisi’ndeki Marcel Gimond atölyesinde çalıştı. Samsun Lisesi’nde öğretmenlik, Arkeoloji Müzesi’nde heykeltıraşlık yaptı.
Bir yıl süreyle Ankara Üniversitesi Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yapan sanatçı, daha sonra Akademi’nin öğretim üyesi oldu. 1969′da profesör oldu, 1974′te ise emekliye ayrıldı. Müridoğlu, Ali Hadi Bara ile Beşiktaş’taki Barbaros Anıtı’nı, Zonguldak’taki atlı Atatürk ve İnönü heykelini yaptı. Anıtkabir’deki kabartmalar, Büyükada’daki, Sivas’taki, Muş’taki, Eyüp’teki Atatürk heykelleri de  sanatçının yapıtları arasında yer alıyor.
Yurt içinden ve dışından çok sayıda ödül alan Müridoğlu, 1979′ta Simavi Ödülü’nü aldı. Çok sayıda sergi açtı ve birçok yapıtı da İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde sergilendi.

 

TARİHİ KENTLER BİRLİĞİ BULUŞMASI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ.

27 Mayıs 2009

Tarihi Kentler Birliği üçüncü dönem meclis toplantısı Beşiktaş Belediyesi’nin ev sahipliğinde 22-24 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşti.
Tarihi Kentler Birliği üyesi Belediyelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantı;  ev sahipliği yapan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın açılış konuşmasıyla başladı. Danışma Kurulu Başkanı Metin Sözen ve Tarihi Kentler Birliği dönem başkanı, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki yeni seçilen belediye başkanlarına kültürel mirasın korunmasına ve yeni dönem çalışmalarına yönelik bilgilenme yaptılar.
Çankaya Belediyesi toplantıya Bülent Tanık’ın başkanlığında, Tarihi Kentler Birliği Meclis üyesi Ertuğrul Şenoğlu, Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy ve Tarihi Kentler Birliği iletişim sorumlusu Tezcan Karakuş Candan’dan oluşan 4 kişilik heyetle katıldı.
Tanık, toplantı sonrası yaptığı açıklamada; “Cumhuriyetin temelinin atıldığı, kültürel mirasının da odağı olan Çankaya’da cumhuriyet dönemi yapılarının korunması ve yaşatılması, kültürel miras varlıklarının tescili yönünde çalışmalarımıza hız vereceğiz,” dedi.
Son kabullerle üye belediye sayısı 240’a ulaşan Tarihi Kentler Birliği

ÇSM’DE SERGİ ZAMANI

27 Mayıs 2009

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde iki yeni sergi…
 
Ankara- İlkokul yıllarında mahallesindeki duvarlara, yerlere resim çizen; okulda ise kendini en iyi çizerek anlatabilen ve “hiperaktif çocuk” olarak değerlendirilen Ayfer Altuntaş, beşinci kişisel sergisini Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açtı.
Tuval üzerine yağlı boyayla ve spatula tekniğiyle çalışan Altuntaş’ın sergisine dostluk ilişkileri sebebiyle Murat Karayalçın da katıldı. Açılış konuşmasını yapan Karayalçın, Altuntaş’ı çalışmalarından dolayı kutladı ve pek çok yerden kendisinin başarılarına dair bilgiler aldığını belirtti. Karayalçın ayrıca Çankaya Belediyesi’ne de teşekkürlerini ileterek tüm Ankaralıları sergiye davet etti.
10 yıldır tasavvufla ilgilenen sanatçının çoğunlukla Mevlana teması üzerine, aralarında soyut çalışmaların da bulunduğu toplam 59 parçadan oluşan sergisi 31 Mayıs’a kadar görülebilecek. Ayfer Altuntaş çalışmalarına kendi atölyesinde devam etmekte, aynı zamanda dersler vermektedir.
 
Geleneksel Erkan Geniş Resim Atölyesi yılsonu sergisi açıldı
Aynı akşam açılan Erkan Geniş Resim Atölyesi’nin Karma Resim Sergisi de sanatseverler tarafından ilgiyle karşılandı. Bu yıl 10.su gerçekleşen ve artık geleneksel hale gelen sergide yaklaşık 40 kursiyerin imza attığı 150 kadar eser, farklı tarzları ve renk birlikteliklerini bir arada sunuyor. Sergi yine 31 Mayıs’a kadar  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gezilebilecek.
 
-       Ressam Erkan Geniş -
Erkan Geniş 1943 yılında Bartın’da doğdu. Resim eğitimini Hikmet Onat Atölyesi’nde aldı. Viyana Güzel Sanatlar Akademisi ve Salzburg Yaz Akademisi’nde çeşitli çalışmalar yaptı. 6 yıl süreyle Viyana, Salzburg, Prag, Bratislava ve Budapeşte’de 19. ve 20. yüzyıl Orta Avrupa Resmi konusunda araştırmalarda bulundu ve çalışmalarını metin haline getirdi.
Bu süre içinde resim eğitimi konusunda yaptığı incelemelerini deneyimi ile birleştirip, basım aşamasındaki üç bölümlük kitabını oluşturdu.
Çalışmalarını Ekim-Haziran döneminde, aynı zamanda eğitim kurumu olarak da işlev gören Ankara’daki atölyesinde; Temmuz-Eylül döneminde Viyana’daki atölyesinde sürdürmektedir. Yurt içinde ve yurt dışında katıldığı çok sayıda karma serginin yanı sıra 38 kişisel sergi açtı. Yapıtları 22 ülkede çeşitli koleksiyon, sanat kuruluşu ve müzede yer almaktadır

 

SAKLAMANIN ARTIK HİÇ FAYDASI YOK

13 Mart 2009

Sosyal ve toplumsal hayatın kan damarlarından ekonomi, 2001 yılından sonra, en güçlü krizi bir yıldan beri yaşıyor.
Siyasal iktidar, yüksek yüzdelerle oy alabilmek için, ülkenin bütün birikimlerini seçim kazanmak uğruna riske ettikten sonra, kaynak daralmaları had safhaya çıktı. Gerçi 46.6’ yı aldılar ama uygulanan yanlış politikalarla ekonomi yorgun düştü. Daha genel seçimlerin üstünden altı ay bile geçmeden ,  dış ticaret açığı, iç talebin daralması, çok ucuz ihracat yaklaşan bir krizin ayak sesleri oldu.
Saklamanın artık hiç faydası yok.
Yaz başı sayılan Haziran’ın ilk günlerinde, ekonomideki “manzara-i umumiye”/ Genel durum şöyle: İşte 2008 Haziran’ının “ekonomik resmi”…
- Devletin bütün organlarının yaşam kaynağı   vergiyi sağlayan; insan kaynaklarımıza iş-aş sağlayan; ulusal zenginliği oluşturan reel iş dünyası gerçekten büyük sıkıntıda. Artan temel ham madde fiyatlarına sermayesi yetmeyen, bütün halk kitlelerinin yaşanan büyük gizli enflasyondan dolayı alım gücünün azalması, hızla ve sürekli artan giderlerine gelirinin yetmemesi on binlerce firmayı umutsuzluğa sevketti. Her ay karşılıksız çek/senet sayısı artıyor. … Anadolu’daki esnaf dernekleri binlerce üyesinin tabelasını indirdiğini haykırıyor.
- Emekliler, tek kişi çalışan küçük memurlar, asgari ücretle çalışan milyonlarca insan, açıklanan aylık enflasyon yüzdelerine bakıp acı acı gülümsüyor. Günlük temel yaşamda esamesi okunmayan, ıvır zıvır binlerce maddenin harmanlanması sonucu çıkan ortalama resmi enflasyonun gerçekle hiç alakası yok. Yoksul ve orta direk insanının temel tüketim maddesi ekmeği, pirinci, fasulyeyi, nohudu, yağları, süt ürünlerini, gazı/tuzu alarak yüz temel maddeye göre bir ortalama alınsın bakalım; enflasyon kaç çıkar… Yıllık bazda yüzde kırkı, elliyi çoktan sollar.
- İnsanların yaşamı için “olmazsa olmaz” maddelerin başında tarım ve hayvancılık ürünleri gelir. Tarım ve hayvancılık yapan insanlar, üretim için temel girdilerine yapılan sürekli zamlarla üretim yapamaz duruma geldiler… Gerçekten perişanlar…
Sürekli akaryakıt zammı, örgütsüz üretimin getirdiği maliyetinden düşük satışlar, kuraklık köylük kesimin üretim şevkini de kırdı, umudunu da yok etti.
- Milyonlarca insan üç/beş kredi kartı arasında ayı kurtarma cambazlıkları yaparken borcu sürekli artıyor… Gerçekçi ekonomistler, ülke çapında patlayacak bir “Kredi Kartı” depreminden korkuyorlar.
2008 Haziran başının resminde görünenler sadece bunlar değil… Resim, ekonomik ve sosyal bunalımın binbir figürünü barındırıyor… Hem, bunlar yalnız benim gördüklerim, benim korkularım değil… Eminim sizler neler görüyorsunuzdur, neler neler yaşıyorsunuzdur, neler neler biliyorsunuzdur…
Bütün ekonomik ve sosyal kesimlerin iliklerinde hissettiği bu  “EKONOMİK GİZLİ AĞIR KRİZ” ,için, aile aile, kişi kişi neler yapılabilir, nasıl karşı çıkılabilir diye sorulması gereken yere geldik.
Bence yapılması gereken şu: Üyesi olduğumuz dernekler, sendikalar kanalıyla sesimizi duyurmalıyız. İktidarda olsun, muhalefette olsun bütün politikacıları uyarmalıyız. Ekonomiyi canlandıracak kaynaklar acil olarak devreye girmelidir.

BÜLENT TANIK KIZILAY ESNAFIYLA BULUŞTU

9 Mart 2009

Ankara-CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, yoğun emek gücüyle hayata tutunmaya çalışan küçük esnaf için hazırladığı “Esnafa Destek Programı”nı Kızılay Sakarya Caddesi’nde düzenlediği basın açıklamasıyla anlattı. Basın açıklamasına CHP Çankaya İlçe Başkanı Gökalp Cudi Çalışkan da katıldı.
Seçim çalışmalarını, sivil toplum kuruluşlarının desteğini alarak sürdüren Bülent Tanık, toplumun farklı katmanlarına yönelik projelerini açıklamaya devam ediyor. Kentsel kalkınma ve toplumsal refah için ekonomisi güçlenen, halkı zenginleşen, üretici güçleri çoğalan, işsizi azalan bir topluma dönük gerekli iyileştirmelerin acilen yapılması gerektiğini savunan Bülent Tanık, yaptığı basın açıklamasında “Eğer merkezi hükümet üzerine düşeni yapmıyorsa, çözüm bulma noktasında esnafla birlikte bu konuya el atmak, önümüzdeki dönemde en önemli sorumluluğumuz olacaktır.” dedi.  Siyasi iktidarın kötü ekonomi politikaları, kamu kaynaklarının yandaşlara aktarılması, ekonomik kriz ve büyüklerin küçükleri iş yapamaz hale getirmesiyle küçük esnafın durumunun giderek kötüleştiğini dile getiren Tanık, belediye başkanı olduğunda, kazancın adil dağıtılmasına yönelik iyileştirmeler yapacağını, küçük esnafa destek ve teşvikler sağlayacağını söyledi.
CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, Kızılay Sakarya Caddesi’nde bölge esnafının katılımıyla gerçekleştirdiği basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
İş ve İstihdam Geliştirme Merkezi ile küçük esnaf ve sanatkarın işini geliştirmesi için destek olunacak.

Krizin etkilerini azaltmak amacıyla Belediye Meclislerince belirlenen ilan ve Reklam Vergisi, İşgal Harcı gibi vergi ve harçlar alt sınırdan alınacak.
Kızılay bölgesi bir cazibe merkezi haline getirilerek Ankaralıların burada oturması, eğlenmesi ve alış veriş yapması için farklı etkinlikler düzenlenecek ve ihtiyaç duyulan fiziki altyapı çalışmaları
gerçekleştirilecek.

Yaya bölgeleri yeniden düzenlenecek ve bu alanlar Ankaralılar için daha verimli hale getirilecek.
Esnaf örgütlenmelerine gerekli destek verilerek esnafın kent yönetimine katılımı sağlanacak.

“Sosyal Demokrat Belediyecilik yaklaşımı ile toplumun tüm üretici güçleriyle birlikte hareket etmek ve onları karar süreçlerine katarak bu gücü kullanmak önümüzdeki dönemde ekonomik krizden çıkışın en temel anahtarı olacaktır.” diyen Bülent Tanık, sözlerini “Çankaya’da emaneten değil, asaleten yaşayan kentliler yaratacağız” şeklinde sürdürdü. Basın açıklamasında zabıta denetimlerine de değinen Bülent Tanık, yasaların verdiği görev ve yetkileri kişisel çıkarları için kullananların karşılarında kendisini bulacağını söyledi. Ancak her türden kanunsuzluğa da hep birlikte dur diyeceklerini belirten Tanık, Esnafın sorunlarını yine esnafla birlikte yapacakları toplantılar sonrasında ortaya çıkan çözümlerle gidereceklerini de sözlerine ekledi. Bölge esnafına, Sakarya Caddesi’nin periyodik aralıklarla yıkanarak temizleneceğini ve çöp sorununun çağdaş yöntemlerle çözüleceğinin müjdesini de veren Bülent Tanık, sözlerini “Çankaya’yı temizleme harekatını burada başlatıyoruz.” diyerek bitirdi.
CHP Çankaya Belediye Başkan Adayı Bülent Tanık, CHP Çankaya İlçe Başkanı Gökalp Cudi Çalışkan ve beraberindekiler basın açıklaması sonrasında Sakarya Caddesi esnafını gezerek sohbet ettiler.

“Belediye Hizmetleri Taşeronlaştırılamaz”

6 Mart 2009


CHP’li başkan aday adayları Karayalçın ve Tanık ODTÜ’lü öğrencilerle buluştu.

Ankara- CHP Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Murat karayalçın ve Çankaya Belediye Başkan adayı Bülent Tanık ODTÜ mezunları, öğrencileri ve öğretim elemanlarının her ay düzenlediği geleneksel toplantıya katılarak projelerini anlatıp soruları yanıtladı.
ODTÜ Öğrenci Konseyi, ODTÜ Mezunları Derneği ve ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği tarafından her ay düzenlenen “Konuşmak, Paylaşmak, Üretmek için Bu Ay Yine Buluşuyoruz Hocam” buluşmasına katılan Karayalçın ve Tanık, nasıl bir Ankara ve Çankaya düşlediklerini ODTÜ Necdet Bulut Amfisi’nde paylaştılar.
Ankara’da yoksulluğa izin vermeyeceklerini anlatan Karayalçın öğrencilere bilet ücretlerinde indirim sözü verdi. Karayalçın, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi halinde hiçbir belediye hizmetinin özelleştirilmeyeceğini, taşeronlaştırılmayacağını ifade ederek, “Kamu çıkarlarının önemine inanan bir siyasi anlayışın mensubuyuz. Doğalgaz, su özelleştirilemez. Bu kentte yoksulluğa ve yoksulluğun istismarına son vereceğiz. Bunu bir vaat olarak söylemiyorum, söz veriyorum” dedi.
ODTÜ’lü olmanın kendisi için bir şans olduğunu ifade eden CHP Çankaya Belediye Başkan adayı Bülent Tanık’ın “Bitmemiş yüksek lisansımdan dolayı cebimde hala ODTÜ şebekesi taşıyorum ve bundan gurur duyuyorum” sözleri alkışlarla karşılandı. Adaylık sürecine değinen Tanık, “Bir kentin, bir ülkenin tükenişine daha fazla tanıklık etmemek, yaşanan iki kışı birden bahara çevirmek için aday oldum. Dünyada ve ülkemizde yaşanan krizin çözümünde yerel yönetimlerde yapacağımız atağın büyük etkisi olacağına inanıyorum. Çankayalılardan aldığım gücü bilgi ve birikimle harmanlayıp, birlikte üretip, birlikte yöneterek tüm sorunları aşacağız. Ekonomik açmazlara karşı önlem almak da belediyelerin de görevi olmalıdır” şeklinde konuştu.
Ankaralılık, Çankayalılık bağını güçlendireceklerine değinen Tanık, komşuluğa bağlı dayanışmayı yeniden yeşerterek kentte iç barışın sağlanacağını, demokrasinin güçleneceğini anlattı.

KKTC’DE ERKEN GENEL SEÇİMLER

6 Mart 2009

Hasan İKİZER
hasan_ikizer@hotmail.com

Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyeti’nde 2010’da normal yapılması gereken milletvekilleri genel seçimleri iktidar partilerinin almış oldukları kararla öne çekilerek 19 Nisan tarihine alınmıştır. Henüz Meclis’ten geçmemiş olmakla birlikte yakında alınması beklenen kararla seçimlerin belirtilen tarihte yapılması kesin gibi görülmektedir. Tüm partiler ona göre şimdiden hazırlıklarını yapmaktadırlar.
İktidardaki koalisyon ortaklarının kısa sürede bir varlık gösteremeyerek başarısız olmaları, KKTC’deki ekonomik, ticari, turizm, tarım sektörü ve siyasi konularda başarılı olamamaları nedeniyle bu kararın alındığı  görülmektedir. Belirtilen konularda bir gelişmenin aksine gerileme olurken, siyasi konularda da  bir seneden fazla GKRY ile yapılan müzakerelerde bir arpa boyu ilerlemenin dahi gerçekleşmediği aksine verilen tüm ödünlere karşın, Rum Yönetiminin tek bir adım dahi gerilemediği anlaşılmaktadır.
Yapılan kamuoyu yoklamalarında da iktidardaki partilerin önemli oranda oy kaybına uğradıkları, ana muhalefet partisiyle diğer partilerin ise oy oranlarında önemli oranda bir oy yükselmelerinin olduğu saptanmaktadır.
GKRY kesiminde olduğu gibi KKTC’de de her iki halkın iç içe bir arada yaşamak istemedikleri, birleşik bir Kıbrıs’ta bir federasyon altında Rum Yönetiminin egemenliğinde KKTC halkının kendi cumhuriyetinden ayrı olarak Rum egemenliğini kabul etmeyeceği anlaşılmaktadır.
Geçen yılın başlarında başlayan müzakerelerin akıntıya kürek çekmekten başka bir anlam taşımadığı, boşuna zaman kaybetmekten ileriye gitmediği, karşı tarafın oyalaması ve hiçbir konuda anlaşmaya varılamaması bu yılda da boşuna çaba sürdürülmesi anlamına gelmektedir. Bunun her iki tarafa bir kazanım sağlamayacağı, dolayısıyla  yakın bir zamanda müzakerelerin kesilebileceği üzerinde durulmaktadır.  Görüşülen konularla ilgili hiçbir mutabakata varmadığı, müzakerelerden basına tek taraflı olarak  bilgi sızdırıldığı, verilen sözlere sadık  kalınmadığı ortadadır.
İktidardaki koalisyon partilerinin büyük bir başarısızlığa uğradığı Kıbrıs sorununu çözmekten çok uzakta oldukları, geçen yıl olduğu gibi bu yılda sonuç alınamayacağı belli olan görüşmelerin, biran önce kesilmesi ve her iki tarafın kendi yönetimlerini bağımsız, özgür, egemen olarak sürdürmeleri gereğinin farkına varmalarının artık zamanı gelmiş hatta geçmiştir bile. Yapılacak seçim sonuçları da bunun açık bir göstergesi olacaktır.
Daha geçen yıl yönetim ve güç paylaşılması müzakerelerinin bir sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine biran önce erken seçimlere gidilmesi gereği üzerinde durmuştuk. 2009’da mülkiyetle ilgili müzakerelerin başlamasıyla birlikte iktidardaki ortaklar daha fazla oy kaybına meydan  vermemek amacıyla, milletvekili genel seçimlerini öne alma kararı vermek zorunda kalmışlardır.
Bugüne dek yapılan yirmiye yakın müzakerelerden kesin bir sonuç alınamayacağının ve görüşmelerin kesilmesinin gün ışığına çıkması üzerine, erken genel seçimler kaçınılmaz bir hale gelmiştir.
Nisan ayının 19’unda yapılacak erken genel seçimlerde değişim ve anlaşma yanlısı koalisyon partilerinin yıprandıkları ve başarısız oldukları dikkate alındığında, ibrenin ana muhalefet partisiyle diğer partilerden  yana harekette olduğu görülmektedir. İbrenin UBP ile DP’yi göstermekte olduğu, birinci parti olarak yapılan kamuoyu yoklamalarında da UBP’nin önde olduğu açıklanmaktadır. Tek başına iktidar olanağını elde edememesi halinde UBP ile DP’nin bir koalisyonda anlaşmaları zorunlu olarak ortaya çıkmaktadır.
Böyle bir durumda kuvvetli ve başarılı bir koalisyonla KKTC’nin her yönden başarılı olması KKTC devletinin tanınmasına kadar gidebilecek çalışmaların ve planlamaların önceden anlaşarak gerçekleştirilmesi için program ve çalışmalarına biran önce birlikte başlamaları gerekmektedir.
İlkbaharda yapılacak erken genel seçimlerde iktidarı ele geçirecek olan parti veya partilere, başarılı çalışmalar ve uzayıp giden müzakerelere bir son vererek, esas amaç olan KKTC Devletini bağımsız, özgür ve egemen yaşatmak için birlikte hareket etmelerini Kuzey Kıbrıs halkının bölünmüşlüğünü ortadan kaldırarak birlik ve beraberlik içinde bütünleşerek, barışçı bir ortamda gerekli çalışmalarda bulunacaklarını umar başarı dileklerimi sunarım.

CAMİ AVLUSUNA AKP SEÇİM BÜROSU

6 Mart 2009

(04.03.2009) – AKP Altındağ’da bulunan bir cami avlusunda camiye ait bir bölümü seçim bürosuna çevirdi.

AKP kamu mallarını kullanarak yürüttüğü seçim çalışmalarına camileri de kattı. Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki seçim bürolarından birini cami avlusunda açtı. Yeni Ziraat Mahallesi’nde bulunan Hacı Mehmet Memişoğlulları Camii’ne ait bir bölümün AKP seçim bürosuna çevrilmesi dikkat çekti. Seçim bürosunun camlarına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek’in ve Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin resimleri ile AKP bayraklarının asıldığı görüldü.

Seçim kampanyasında değişik yöntemler izleyen Tiryaki, Altındağ’ın değişik yerlerinde açtığı seçim bürolarının boyası ve temizliği gibi işlerini de belediye işçilerine yaptırıyor.

ÖLÇÜTÜN DOĞRUSU

20 Şubat 2009

Fransa’da Nicholas Sarkozy’nin cumhurbaşkanı seçilmesi sonrasında Türkiye ile olan ilişkilerde gerginliğin yeniden ivme kazandığını söylemek olasıdır. Türkiye’ye karşı gösterilen bu durumun düşmanca olduğunu söylemek istemiyoruz. Ancak genel görüntünün bu olduğunun kamuoyunun genel kanısı olduğu biliniyor.
Türkiye’nin AB’ne üyelik görüşmelerinde otomatiğe bağlanmış gibi karşı çıkışlar yaşanıyor. Tam üyeliği Türkiye’ye uygun görmeyen Fransa’nın ‘ayrıcalıklı ortaklık’ türküsünü çığırmaya başladılar. Bununla da yetinmediler.  Anayasa değişiklikleri ile Türkiye’nin önünü tıkamayı göze aldılar. Son olarak da Akdeniz Birliği safsatasının arkasına saklanarak Türkiye’yi oyalıyorlar.
Aynı Fransa, Rum ve Ermeni yanlısı tutum ve davranışları ile de tıkaç görevini üstlenmiş gibi bir hava estiriyor. Her iki yönetimle de ilişkilerini sıcak tutuyor. Rum yönetimi ile imzaladıkları askeri işbirliği antlaşması ile yaşanan gerginliğin yükselmesini sağladılar. Böyle bir anlaşmayı imzalamış olmaları her türlü iyi niyetten uzak bir davranıştır.
Tüm bu yaşananları yok sayan Fransa, şimdilerde Nato’nun askeri kanadına dönebilmek için hazırlık yapmaktadır. Bunun için de Türkiye’den veto kartını kullanmamasını istemektedir.
Fransa, General De Gaulle’ün 1960’lı yıllarda cumhurbaşkanı olduğu dönemde, Yunanistan ise Kıbrıs Barış Harekatı’nı protesto etmek için Nato’nun askeri kanadından çekilmişlerdi. 12 Eylül dönemindeki yöneticiler, karşılığında herhangi bir istekte bulunmadan veto kartını kullanmamışlar ve Yunanistan’ın dönüşüne izin vermişlerdi.
Nedeni sorulduğunda ise Amerikalı bir generalin sözü senet olarak sunulmuştu. Aradan geçen sürede bu senedin de bir değerinin olmadığını yaşayıp öğrenmiş bulunuyoruz.
Uluslararası ilişkilerde generallerin sözleri  bir işe yaramadığına göre, şimdi yapılması gerekenlere bakmak durumundayız. Fransa’daki Türkiye karşıtlığının kısa sürede sona erdirilebileceğini düşünmüyoruz. Çünkü Marsilya kentinde Ermenilerce yaptırılan ve Türklerin barbar olduklarını simgeleyen anıt bulunmaktadır. Daha sonraları benzerleri diğer kentlere de dikilmiştir.
Marsilya kentindeki anıt 1970’li yıllarda, kısa süreli de olsa diplomatik krizin yaşanmasına neden olmuştu. Rahmet ve saygı ile andığımız Hasan Esat Işık işgüderlik görevinden ayrılıp Türkiye’ye dönmüştü. Yapılan tüm ısrarlara karşın görevine dönmediği unutulmamıştır. Bu onurlu duruşu yeri geldiğine inandığımız için sizlerle paylaşmış bulunuyoruz.
Şimdi doğru oturup doğru konuşmak durumundayız. Bizlerin Türk ulusu olarak barbar olmadığımızın Fransa tarafından kabul edilmesi gerekiyor. Dikilmiş olan barbarlık anıtları da yerinden sökülmediği sürece, veto kartının uygulanması gerekiyor.
Nato toplantıları 03 – 04 Nisan tarihlerinde Fransa’da yapılacaktır. Bu nedenle de siyasetçilerin Fransa’nın dönüşü konusunda gereken duyarlılığı göstereceklerine de inanmak istiyoruz. Fransa bir süre daha bekleyebilir diye de düşünüyoruz.
Bu arada İsrail’in Kara Kuvvetleri Komutanından talihsiz bir saldırı geldi. İçeriği konusunu buraya almak istemiyoruz. Kıbrıs’ın işgal altında olduğunu söylemiş olması kendisini haklı çıkarmayacağını  bilmektedir. Bu nedenle söylediklerini saldırı olarak tanımlıyoruz.
Yine Bay komutanın çok iyi bildiğine inandığımız bir hususu da sizlerle paylaşmak istiyoruz. Kıbrıs Rumları adada kendilerinden olmayan Türkleri soykırımdan geçirmek için plan yapmışlardı. Türkiye’nin müdahalesi sonrasında bu soykırım önlenmiştir. Öyle değil mi Bay komutan…
Önümüzdeki aylarda Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yerel ve genel seçimler yapılacaktır. Konuya ilişkin çalışmalar son hızla sürdürülüyor. Seçimlerin coşkusuna kapılarak sorunların da göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yapılacak olan seçimler öncesinde, siyasetçilerin gerginlik politikalarını sergilediklerini söylemek olasıdır. Dünya dengelerini değiştirmeye aday olan ekonomik sıkıntılar ne yazık ki konuşulmuyor. Siyasetçilerden beklenen ise bu konudaki görüşlerini netleştirmeleridir.
Kıbrıs’ta yoldaşların, toprak ve mülkiyet konusunu görüştükleri biliniyor. Konuya ilişkin olarak sizlerle paylaştığımız görüşlerimizde ısrarlı olduğumuzu yinelemek istiyoruz.
SEVGİ ile kalınız…

20 Şubat 2009  -  Ankara  -

GÖREVE GELDİĞİNDE ESNAFI SIKMAYACAĞINI, SUÇÜSTÜ YAPMAYACAĞINI AÇIKLAYAN GÜNDÜZ, “ESNAFIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN ESN

16 Şubat 2009

CHP Mamak Belediye Başkan Adayı Veli Gündüz Şahin Abidinpaşa Seçim Bürosu’nda Mamaklı esnaflarla buluştu.
Seçildiğinde esnafın her zaman yanında olacağı sözünü veren Gündüz, esnafın sıkıntılarını çok iyi bildiğini vurgulayarak, şu konuşmayı yaptı: “ Benim başkanlığımda esnaf kesinlikle  sıkıştırılmayacak. Son bir yıldır çok şiddetli sıkıntı yaşayan esnafımıza aniden baskın dönemi bitecek, esnafa suçüstü yapılmayacak. Esnaf on gün önceden uyarılarak kendisini düzeltmesi istenecek ve düzeltip-düzeltmediği denetlenecek. Esnafımızı korumak için haksız rekabetin önüne geçeceğim.”

–ESNAF KOMİTESİ—

Esnafın siftahsız dükkan kapattığını söyleyen CHP Mamak Belediye Başkan adayı Veli Gündüz Şahin, veresiye defteri döneminin tekrar başladığını, Mamak’ta bir “Esnaf Komitesi” oluşturacağını açıkladı ve şunları söyledi: “ Mamak’taki tüm kurum ve kuruluş temsilcilerinin yer alacağı bir Esnaf Komitesi oluşturacağım. Komite Mamak’taki esnafın sorunlarıyla ilgilenecek, çözüm yollarını bulacak, esnafımızın tekrar ayağa kalkması için çalışmalar yapacak. Tüm esnaf gezilerine Mamak’taki kurum ve kuruluşları davet edeceğim. ”
Belediye Başkanı seçildiğinde herkesin Başkanı olacağını tekrarlayan Şahin, esnaf üzerinde olan bürokratik işlemlerin en aza indirgeneceğini, Mamak’taki tüm esnaflarla belirli günlerde bir araya geleceğini anlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü: “Esnafımızın sıkıntısını esnaflarımızla bir araya gelerek çözeceğiz. Belirli günlerde mahalle-mahalle esnafımızla bir araya gelip karşılıklı konuşup sorunları paylaşacak, çözümler getireceğiz.. Biz de ayırım yok, ayırımcılık yok.”
Pazar esnafına da değinen Veli Gündüz Şahin, “ pazarcımızın belini büken işgaliye parasını yeniden düzenleyip, aşağıya çekeceğim. Kartaltepe’de modern, her yere örnek olacak bir pazar yeri yapacağım. Kimsenin hakkını yedirmeyeceğim. Sokak aralarına mahkum edilen pazar yerlerimizi yeniden ele alıp, Mamaklının düzenli,temiz ve sağlıklı alış-veriş yapmasını sağlayacağım. Benim dönemimde hem pazarcı, hem de Mamaklı pazarlarda en güzel alış-verişi yapacak.”

Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Karayalçın’la birlikte Doğukent’e ve Mamak Üniversitesi’ne çok önem verdiklerini, bu projelerin yaşama geçirilmesi ile esnafın tekrar yaşamasının sağlanacağını belirten CHP Mamak Belediye Başkanı Şahin, esnafla toplantısında konuşmasını şöyle tamamladı: “ Göreve geldiğimizde ilk işimiz Dikimevi-Siteler Ankaray’ını yaşama geçirmek. Mamak esnafı için çok önemli bir proje olan  yeni hat çok kısa sürede bitecek. Doğukent ve Mamak Üniversitesi de öncelikli projelerimiz. Karayalçın’la birlikte başlayacağımız projeler hem inşaat aşamasında hem de bittiğinde Mamak’ta her şey değişmiş olacak.”

« ÖncekiSonraki »