“ İ.Melih Gökçek yolsuzluk dosyalarını görünce panikledi
6 Aralık 2008
CHP Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Dursun Bayram , CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçlaroğlu’nun Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili ortaya çıkardığı yolsuzluk dosyalarının ciddi olduğunu bilen İ. Melih Gökçek’în panikten ne yapacağını şaşırdığını söyledi. Gazetemize açıklamalar yapan Bayram ‘’ Büyükşehir Belediye Başkanı İ:melih Gökçek’in oğlunu da Çankaya İlçemizden aday yapmaya çalıştı, bunu başaramadı. Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu yolsuzluk dosyalarının doğru olduğunu kendiside biliyor. Hem oğlunu aday yapamamanın verdiği bir yenilgiyle hem de ortaya çıkan bu belgelerle birlikte kendisinin adaylığının tehlikeye düştüğünü anlayınca iyice panikledi ve seviyesini düşürdü. Her gün bir televizyon kanalında Sn: Kemal Kılıçlaroğlu’ na ağza alınmayacak sözler eden İ. Melih Gökçek umarım bayramdan sonra yapılacak tartışmada bu seviyesizliğini sürdürmez. Şayet bu tartışma bu şekilde gerçekleşecek olursa ben bir vatandaş olarak olaya müdahale etmesi için İçişleri Bakanlığı göreve davet ediyorum.’’ Dedi.
Keçiören’e Taze Kan
6 Aralık 2008
Çağ Ankara Gazetesi Kurucusu ve Emekli Öğretmen İlhami Öztürk, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Keçiören ilçesinden Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkanı aday adayı olduğunu açıkladı. Öztürk, partisi tarafından aday gösterilmesi halinde Keçiören için yapacağı çalışmalar ve projeleri ile ilgili Çağ Ankara gazetesinin sorularını yanıtladı.
Keçiören zorlu bir ilçe. Mevcut yönetimin Büyükşehir Belediyesi ile aynı partiden olmasına rağmen iki başkanın aralarındaki bir türlü bitmek bilmeyen husumet yüzünden yıllarca ihmal edildiği, yapılan göz boyama işlerin de kendi imkanlarıyla ve borçla yapıldığı, yapılmaya çalışılan hizmetlerin de engellendiği, belediye binasının Aski’ye olan borçları yüzünden sularının kesik olduğu söyleniyor. Şayet 29 Mart seçimlerinde yönetim değişirse yeni gelen yönetim tabiri caizse ‘ Ateşten Gömlek ‘ giyecek. Bu ateşten gömleği giymeyi neden istiyorsunuz?
“ Öncelikle değişimin gerekliliğine inanıyorum. Uzun zamandır aynı kişilerle yönetilen Keçiören’ de bence artık yönetim miyadını doldurdu. Aslında bu yerel seçimlerin Türkiye genelinde bir değişime neden olacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye bu güne kadar hiç bu kadar kötü yönetilmedi. Evet çok badireler geçirdi ama tek partinin iktidar olduğu hiçbir dönemde(fiilden çok düşünceyi kastediyorum) düşünce olarak hiç bu kadar kötü yönetilmedi. Şahsen ben şu anda Cumhurbaşkanlığı koltuğunda, başbakanlık koltuğunda oturanları içime sindiremiyorum. Yaşadığım şehri yöneten, ilçemi yöneten aynı zihniyetin devamı olan kişileri de bir vatandaş olarak içime sindiremiyorum. Bu yönetimlerin demokrasiye ama gerçek demokrasiye vurulan bir darbe olduğunu düşünüyorum. 23 yıldır Keçiören’de dolayısı ile başkentte yaşıyorum. İşim ve sosyal yaşantım nedeni ile çok yakından gözlemliyorum olup bitenleri ve sürekli eleştiren, sadece konuşan olmak değil çözüm üretmek, elimi taşın altına koymak istiyorum. Bu konuda da lütfen bu ukalalık olarak kabul edilmesin ama az sonra söyleyeceklerimi yazarsanız eminim sizlerde öyle düşünürsünüz 55 yıllık yaşantımda kazandığım deneyim ve birikimlerle kendimi sizin tabiriniz ile bu ateşten gömleği giymeye hazır görüyorum. Biz çocukluğumuzdan beri Anadolu terbiyesi ve kültürü ile büyüdük. Çocukluğumuzda annelerimiz sabah kalktıklarında ilk önce kapının önünü süpürerek temizliğe başlarlardı. Herkes kapısının önünü süpürünce o sokak tertemiz olurdu. Ben de önce ilçemi temizlemeliyim diye düşündüğüm için aday olmaya karar verdim. Ayrıca doğduğum yer nedeni ile zorluklarla mücadele etmesini de iyi bilirim. Ben Ardahan ili Posof ilçesi Asmakonak köyünde doğdum. Köyüm Rusya’ya sınır bir köydü. Orada yaz ayları çok kısa sürer. Sonrası kar, soğuk ve olumsuz hava şartlarının getirdiği yokluklar. Üstelik doğmadan kısa bir süre önce babamı, altı yedi yaşlarında da annemi kaybettim. O zorlu şartlarda annesiz ve babasız kendi kendime büyümeyi başardım. Tabii ablalarımın ve ağabeymin desteği ile. Ama yine de zor yıllardı. Öğretmen okuluna başladığım yıllarda bir takım şeylerinde farkına varmaya da başlamıştım. Ülkenin o yıllarda içinde bulunduğu durumlar bizim idealist bir yapıya kavuşmamızı sağladı. O yapı içimizde hiç ölmedi. Hala o yılların düşüncesini taşıdığım için kendimi şanslı sayıyorum. Çünkü inançların bittiği yerde kapitalizmin o keskin hırsı kaplar insanı ben hiç öyle olmadım. Öğretmenlik yaptığım yıllarda kendi düşüncemde olan çocuklar yetiştirmeye çalıştım. Kısaca hayatımın her döneminde insan gibi yaşamaya ve karşımdakileri de öyle görmeye çalıştım. Benim en büyük kazanımım budur. Daha sonra atıldığım ticaret hayatımda da bu hiç değişmedi. Anlayacağınız ben zorluklarla mücadele etmesini de iyi bilirim, yoksulluğu yok etmenin düzgün çerçevede yollarını da. İşte bu yüzden Keçiören’de şayet aday olursam ve seçilirsem iyi bir yönetim uygulayacağıma inanıyorum. İnanmadığım bir işe de asla girmem.Yanımda benimle olan arkadaşlarıma da çok güveniyorum. İyi bir kadro çıkaracağıma ve onların engin deneyimlerinin bu yönetime katkıları olacağını biliyorum. “
Partiniz sizi aday gösterirse Keçiören’de nasıl bir seçim çalışması yapacaksınız?
“Keçiören’in Keçiörenlilerce yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani Keçiören’i yönetecek kadro yine Keçiören’de yıllarca çaba sarf etmiş bilgili, nitelikli bir kadro olmalı. Dışardan şişirme kadrolarla ne seçim alınır, ne de başarılı bir yönetim sağlanır. Bizim partimizde yetişmiş nitelikli insan gücü fazlasıyla var. Eğer partim beni aday gösterirse belediye meclis üyeliklerinde asla kontenjan kullanmayacağım. Çünkü bu partimin görevidir. Ancak genel merkezin gözünden kaçan ve Keçiören’de partime zarar verecek bir isim olursa bu isim için genel merkeze önerilerimi iletirim. Benim düşünceme göre bir belediye başkanı seçim süresince partisini temsil eder ve partisinin adayıdır. Bu sebeple partimin tüm kuralları benim içinde geçerlidir. Çalışmalarım öncelikle partililerimle birlikte, örgütüyle barışık, parti disiplinine uygun, parti içindeki hiyerarşinin bilincinde olarak yürümelidir. Partili olduğunu unutan bir çalışma içine asla girmem. Bunun dışında daha öncede söylediğim gibi 23 yıldır Keçiören’ de yaşayan biri olarak gerek öğretmen kökenli gerekse bürokrasinin çeşitli kademelerinde görev almış benimle birlikte taşın altına elini koymaya gönüllü bir kadrom var. Hep birlikte belli bir disiplin içinde seçim çalışmalarımızı Keçiören’in en ücra köşelerine götüreceğiz. CHP Keçiören ekibi olarak diyoruz ki; Keçiören’i Keçiören halkıyla birlikte CHP kazanacak ve Keçiörenlilerle birlikte yöneteceğiz. İşte değişim bu. Ancak 30 Mart sabahı mazbatamı alınca parti rozetimi her zamanki yerinde göğümsümün üstünde gururla taşıyacak, tüm Keçiörenlilerin başkanı olduğumun bilincinde olarak, beni desteklesin desteklemesin herkesi kucaklayarakişe başlayacağız.Bu olgunluğa da sahip olduğumu beni tanıyanlar iyi bilirler.
Seçilirseniz Keçiören için neler yapacaksınız? Şöyle bakılınca basından izlediğimiz kadarı ile Keçiören güllük gülistanlık ve yapılacak bir şey kalmamış.Yeni projeleriniz var mı, Keçiören halkına yeni bir şeyler söyleyebilecek misiniz?
“ Ben hayata sıfırla değil eksilerle başlayıp bu günkü noktaya gelmiş bir insanım. Bu gün beş şirketi bünyesinde toplamış, yaklaşık yüz kadar çalışanı istihdam eden bir A.Ş’nin yönetim kurulu başkanıyım. Öğretmenlik mesleğimi icra ederken düşüncelerimden ötürü sık sık sürgün ediliyordum. Sürgünlerden aldığım harcırahları sermaye ederek bu günkü şirketin temelini attım. Bu güne kadar kimseden ne bir kuruş istedim, nede ticaret ahlakına uymayan bir davranışta bulundum. Ben kendimi proje adamı olarak görüyorum. Keçiören’de yapılacak o kadar çok iş var ki. Ben gazeteyi kurduğumdan bu yana geçen on bir yıl içinde olayların bizzat içinde olan biri olarak Keçiören’ de bu güne kadar yapılanların sadece bir göz boyama olduğunu ve reklamının iyi yapıldığını biliyorum. Keçiören sadece üç beş semtten ibaret değil. Keçiören başkentin Çankaya’dan sonra ikinci büyük ilçesi. Bir kere bu ilçe otelkent statüsünden çıkarılıp, üretenkent haline getirilmeli. Mevcut belediye kaynaklarını iyi kullanmanın yanında yeni kaynaklar yaratılmalı. Keçiören’in varoşlarında yüzlerce işsiz evde oturmuş belediyeden gelecek üç beş kuruşluk yardımı bekliyor. Onlara yardım götürmek yerine her birini iş sahibi yapacak projelerim var. Bu proje sayesinde hem onlar kimseye muhtaç olmadan evlerine başları dik girebilecekler hem de onların çalışacakları mecralardan belediyeye kaynak aktarılacak. Ben yoksulluğun ne demek olduğunu iyi bilirim. Yoksulluğu yönetmek değil, yok etmek istiyorum. Bunun dışında katı atık yönetimi ile ilgili uzman arkadaşlarla çalışma içindeyiz, trafik sorunu için havaray projemiz, ev kadınlarına üretkenlik kazandırma projemiz, eğitim, sağlık gibi çok ihtiyaç duyulan alanlarda geliştirilen projelerimiz var. Eğer kısmet olurda aday olursak bunları detaylı açıklarız. Bizim projelerimiz insan odaklı, biz önce insan diyoruz. Bizim kıblemiz insandır. İyi yetişmiş, eğitimi, sağlığı problemsiz insan gücünün aşamayacağı engel yoktur diye düşünüyoruz.
“ Benim projelerim Keçiören’ le sınırlı kalmayacak. İlçe Belediye Başkanı otomatik olarak Anakent Belediye meclis üyesidir. Dolayısı ile Anakent belediye başkanı kim olursa olsun, Ankara’nın hava kirliliği ve su problemi konusunda ürettiğim projeleri kendilerine sunacağım. Tabii benim partimin göstereceği göreve gelmişse bu daha da kolay olacaktır. Bizim yönetimimizde Ankaralılar çeşmelerinden akan suyu hiçbir kuşkuya kapılmadan rahatlıkla içebilecekler. Ben yasakların da karşısındayım. İnsanlara yasaklarla hiçbir şey yaptıramazsınız. Mesela başkentin ikinci büyük ilçesi olan Keçiören’de son yıllarda uygulanan içki yasağı yüzünden kadınlarımız akşam saatlerinde evlerinden çıkamaz oldular. Çünkü istatistiklere göre yasak olmasına rağmen en çok içki tüketimi Keçiören ilçesindeymiş.şimdiki mevcut yönetimin yapmakla çok öğündüğü parklarda insanlar geceleri kolalarının içine çeşitli içkiler karıştırarak içiyor ve denetimsiz olduğu içinde ölçüyü kaçırıp etrafı rahatsız edebiliyorlar. Çıkın Bağlum’ un üst taraflarına peş peşe dizilmiş arabaların içinde herkesin elinde birer kolalı içki. Bence çirkin olan içki içmek değil, çirkin olan gizlice yapılan denetimsiz insanları rahatsız eden, medeni yaşama ters düşen bu harekettir. Yasaklar her zaman caziptir. Serbest bırakılınca eski cazibesini kaybeder.
Kısaca olurda önce partim sonra Keçiören halkı bize bu görevi verirse Keçiören, insanların aileleri ile birlikte, hiçbir gizlilik olmadan yaşayabileceği, yoksulluğun en alt seviyelere ineceği, üretken, yirmibirinci yüzyıla yakışır projelerle alt yapısı düzgün, ulaşımı kolay yaşanabilir ve herkesin cazibe odağı olan bir metropol ilçe haline dönecektir.
Seçim çalışmaları bayağı maliyetli bir iş. Çalışmalarınızı sürdürürken etrafınızda olanlara bir vaatte bulunuyor musunuz ve bu çalışmalar esnasında kullanacağınız ekonomik kaynak hazır mı?
“ Etrafımda olan hiçbir arkadaşıma seçilirsem sana şunu yaparım demedim, demem de. Biz Keçiören’i yönetmeye talibiz, yemeye değil. Zaten benden seçim sonrası ben sana şunu yaptım karşılığı budur diyecek bir arkadaşım yok ve o düşüncede olan biride benim yanımda olamaz. Herkes benimle birlikte elini taşın altına koyacaktır.Benim ve benimle birlikte olan yol arkadaşlarınım derdi ekonomi değil, başarıdır. Keçiören’i hak ettiği yere taşımaktır. Bana göre karşılık beklenerek yapılan işler başarısızlığın ilk adımıdır. Ticari hayat başka üretirsiniz ve ürettiğinizin karşılığını alırsınız. Belediye yönetiminin de iki ayağı vardır. Hizmet ve üretmek. Hizmet için benimle birlikte olanlar zaten bir şey beklemezler. Ama üretenler ürettiklerinin karşılığını elbette alacaklardır. Benim düşünceme göre rüşvet almak namussuzluk, vermek de namussuzoğlu namussuzluktur. Kamu malından hırsızlık yapmakla, birilerine yalancı vaatlerde bulunmakla bir yere varılamayacağı artık açık ve seçik ortadır. Elbette bizimde diğer aday arkadaşlarımız gibi bu çalışmalarımızı yürütebilecek bir yatırımımız vardır. Önemli olan çok para değil, olan imkanları doğru yerde değerlendirmektir. Değişimin gücü Keçiören’i değiştirecektir.
Sonsöz !
“ Demokrasinin tarlasıdır Belediyeler. Orada çiçek açar, özgürlük, barış, kardeşlik , yardımlaşma ve de dayanışma, katılım görev ve sorumluluk alma taşın altına da eline koyma başarıyı, başarısızlığı paylaşmanın adresidir belediyeler. Üretimdir, emektir, yaratmadır, değerler yaratmanın şeffaflığın, aydınlığın yüreklerin sevgi ile çarptığı birlikteliğin adıdır Belediye.
Sağlığın, eğitimin bir hak olduğu, yaşamakda ne güzelmiş dediği, güneşin herkesi eşit olarak aydınlattığı yerin adıdır belediye. İplik iplik örülür, ilmik ilmik dokunur belediyelerde sevgi ve özgürlükler. Dedeler torunlarıyla, sevgililer, analar, babalar, el ele , kol kola dolaşırlar, güven ve huzur içinde belediye parklarında. Suların şırıltısı, kuşların cıvıltısı, yaprakların hışırtısı kamcılar yaşama tutkusunu. Belediye ışıl ışıl yanar elektrikler, tertemiz, billur gibi, tertemiz sular akar musluklardan. Caddeler tertemizdir. Tüketen, israfa, kapalı , adam sendeci kaldırımları indirip kaldıran belediyeciliğin yerini, üreten, değerler yaratan bir belediyecilikle politik yaşama geçirmektir. Halkın ödediği vergiler, gelir kaynakları, çarçur edilmeyecek, ulaşımda , sağlıkta eğitimde aktarılacak alt yapı kıymetini modern şehircilik anlayışına, çağdaş sanat anlayışına uygun bir şehircilik anlayışı ile Keçiören ilçesi yeniden yapılanacaktır. Sanatın her çeşidi insan oğlunun yarattığı en yüce değerdir. Keçiören bir sanat cennet müzesi haline getirilecektir.
Bağımsızlık ateşi burada tutuşturulmuştur. Meteoroloji, bağımsızlık, özgürlük tepesi yeniden ve çağdaşsanat anlayışına ve de dokusuna dokunmadan yeniden uygun bir biçim değerlendirilecektir.
Emperyalizme, onun çocuğu olan kapitalizme karşı bağımsızlık savaşını başlatan, sömürgecilere hak ettiği tekmeyi vuran, dünyadaki mazlum haklara kurtuluş yolunu gösteren Anadolu hareketinin Lideri M. Kemal ‘in kurduğu CHP , Keçiören ‘de bu güneşin doğmasını sağlayacaktır. Silahımız partimiz, örgütümüz, bilim halkımızın destek ve yardımıdır.
Bu duygularla Keçiören halkını sevgi, saygıyla selamlıyor, herkesi CHP çatısı altında demokrasi savaşıma çağırıyorum. Işıklı günler ancak ve ancak sizlerin gayretiyle gelecektir.”
