MAMAK’TA GENÇPARTİ’DEN CHP’YE KATILIM….

2 Şubat 2009

ARALARINDA İLÇE YÖNETİCİLERİNİN DE BULUNDUĞU 100’DEN FAZLA GENÇ PARTİLİ MAMAK CHP’YE KATILDI..

–CHP MAMAK BELEDİYE BAŞKAN ADAYI VELİ GÜNDÜZ ŞAHİN KATILIM TÖRENİNDE YAPTIĞI AÇIKLAMADA, “DESTEĞİNİZİ UNUTMAYACAĞIM, HEM ANKARA’YA HEM DE TÜRKİYE’YE ÖRNEK BİR BELEDİYE BAŞKANI OLACAĞIM.” DEDİ.

–CHP MAMAK İLÇE BAŞKANI BEKTAŞ BEKTAŞ DA YAPTIĞI KONUŞMADA, “KAPIMIZ TÜM MAMAKLILARA AÇIK, HİZMET HER MAMAKLIYA EŞİT GÖTÜRÜLECEKTİR, HEPİNİZİ VELİ GÜNDÜZ ŞAHİN’İN YANINDA GÖRMEK İSTİYORUM”  DEDİ.

Aralarında ilçe yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda Genç Partili CHP Mamak’a katıldı.
Katılım töreninde hazır bulunan CHP Mamak Belediye Başkan Adayı Veli Gündüz Şahin, yaptığı konuşmada seçilene kadar CHP’li olacağını kazanırsa parti rozetini çıkaracağını kaydederek şunları söyledi:
“Benim yönetimimdeki Mamak’ta ayrımcılık, partizanlık yok. Önce insana değer veririm. Belediyeyi hep beraber yöneteceğiz. Herkesin vermiş olduğu oyu ve desteği unutmayacağım. Hoşgörülü birisiyim. Halkımızın hakkını her zaman koruyacağım.”
Hizmetleri öncelik sırasına göre sıralayacağını anlatan Şahin, “özelleştirme yapmayacağım, ranta dönük ihale hiç olmayacak. Benim yanımda ve çevremde rantiyeci, ihalece fırsatçı kimse bulunmayacak” dedi.
Bir daireyi iki kişiye satan, inşaatları yarım bırakan müteahidi bölgesinde barındırmayacağını anlatan Veli Gündüz  Şahin, konuşmasında şunları belirtti: “Mamak’ta semt pazarları ranta dönüştü. Projelerimiz arasında modern, çağdaş semt pazarları var. Rant için iş merkezlerine dönüştürülen semt pazarlarını yeniden oluşturacağız, mevcutlarında üstünü kapatıp, elden geçirerek pazarcı- halk arasında yepyeni bir düzen kuracağız” açıklamasını yaptı.
100’den fazla Genç Patlilinin CHP’ye katılım töreninde konuşan CHP Mamak İlçe Başkanı Bektaş Bektaş da yaptığı konuşmada şunları belirtti: “Kapımız bütün Mamaklılara açık, hizmet her Mamaklıya eşit götürülecektir. Herkesi Veli Gündüz Şahin’in yanında görmek istiyoruz. Hizmeti birlikte paylaşacağız.”

Genç Parti’den  CHP’ye katılanlar şunlar:
İbrahim Aslan-Genç Parti Mamak İlçe Başkan Vekili,
Haydar Ayaş- Genç Parti Mamak İlçe Başkan Yardımcısı,
Mehmet Genç-Genç Parti Mamak İlçe Başkan Yardımcısı,
Yaşar Güler- Genç Parti İlçe Başkan Yardımcısı,
Mehtap Karaman-Yönetim Kurulu üyesi,
Doğan Doğu-Yönetim Kurulu üyesi,
Arzu Karakaya- Genç Parti Mamak Kadın Kolları Başkanı,
Harun Mermer- Genç Parti Mamak Gençlik Kolları Başkanı,
Mustafa Nakakaş-Genç Parti Mamak Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı,
Hamit Çil- Genç Parti Mamak İlçe Muhasip üye ile birlikte 100’den fazla Genç Partili CHP’ye geçti. CHP’ye katılan Genç Partililere rozetleri CHP Belediye Başkan Adayı Veli Gündüz Şahin tarafından takıldı.

Buğdaycı projelerini anlattı

29 Ocak 2009

CHP Altındağ Belediye Başkan adayı Ümit Buğdaycı gazetecilerle bir araya gelerek projelerini anlattı. Ankara Kalesi’nde bulunan Boyacızade Konağı’nda kahvaltılı bir basın toplantısı düzenleyen Buğdaycı öncelikle Altındağ’ın önemine dikkat çekti.

Altındağ’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin sayısız tarihi mekanlarına ev sahipliği yapmasına karşın hak ettiği yerin çok gerilerinde kaldığını savundu. Altındağ’ı tarihsel konumuna yakışan, tarihiyle bir arada insanca yaşanabilecek projeleri olduğunu belirten Buğdaycı, “Altındağ’ı 21. Yüzyıl’ın örnek bir yaşam merkezi haline getirmenin sorumluluğu ile Altındağ Belediye Başkanlığına aday oldum” dedi. Altındağ’daki kentsel dönüşm projelerindeki uygulamaları eleştiren Buğdaycı, “Kentsel  dönüşüm projelerini parsel yerine ada bazında çözeceğiz. Bu sayede hak sahiplerine düşen konut sayısı artacaktır. Belediyemiz kar değil, hizmet anlayışında olduğundan ,kişiler arsalarının olduğu yerde,  daha fazla konuta sahip olacaktır” dedi. Altındağ’daki yoksulluğa ve işsizliğe de dikkat çeken Buğdaycı bu sorunla ilgili şu projeleri ortaya koydu:

İŞSİZE İŞ

“Ankara’nın çöplerinden kağıt, metal ve şişe toplayarak aslında çöpün dönüştürülmesine büyük katkıda bulunan emekçilerin çoğu bölgemizde oturmaktadır. Bu tür işlerle uğraşanlar için,  yangın güvenliği ve hijyeni sağlanmış ucuz ardiye alanları oluşturulacaktır. Altındağ sokakta çalışan ya da sokakta yaşayan çocukların ilçesidir. İş, aş ve kuracağımız ‘Çocuk Evleri’ ile bu çocuklarımıza sahip çıkacağız. İşlevsel parklar kuracağız. Her park bir spor merkezi, bir kültür merkezi ve sosyal aktivite  merkezi olacaktır. Altındağ’da yaşayan gençlerimizi sokaklardan, kahvehanelerden, işsizlikten kurtarmak için ücretsiz meslek edindirme kursları açılacaktır. Bu kurslarla el becerisi, çıraklık, bilgisayar, halı dokuma, resim  vb. Alanlarda gençlerimiz yetiştirilip sertifika verilerek meslek sahibi yapılacaktır.

HÜKÜMETE İHTAR MİTİNGİ

6 Aralık 2008

Demokratik Kitle Örgütlerini ve siyasi parti temsilcilerini bir araya getiren 29 kasım mitingi bir nevi hükümete ihtar niteliğindeydi. Ankara dışından yaklaşık 200 otobüsle Sıhhiye Meydanını dolduran kalabalık adeta krize  ve yanlış yönetime isyan etti. Doğalgaza ve elektriğe yapılan zamların geri çekilmesini isteyen vatandaşlar bu mitinglerin giderek büyüyerek süreceğini ifade ettiler.
Miting alanında ayaküstü sohbet ettiğimiz kadın sendikacılarımızdan Yaşar Seyman  “ Bu mitingi çok başarılı buluyorum AKP İktidarına karşı bu bir ihtar mitingidir. Disk ve Keskin önderliğinde yapılıyor ama diğer sivil toplum örgütleri ve siyasi  partilerde destekliyor çok coşkulu bir katılım var. Umarım hükümet bu mitinglerden gereken mesajı alıyordur. “ dedi. CHP Saflarına katılan çarşaflı yeni üyeler için de önceden planlı bir açılım olmadığını düşündüğünü söyleyen Seyman “ Bunun spontone  gelişen bir olay olduğuna inanıyorum. Hele,hele CHP  Genel Başkanı hiç bir zaman üye olacak kimselere kapılarını kapatmaz. Üstelik bu parti ulu önderimizin kurmuş olduğu bir partidir. Şayet bu partiye türbanlı veya çarşaflı fark etmez üye olmak istiyorsa olacaktır. Tabiki bizler ayrımcılıktan yana değiliz bizler Türk kadınlarıyız, demokratız halkız.” dedi.

Olabilir mi? Ne dersiniz

6 Aralık 2008

Geçmişten günümüze ülkemizde görev alan belediye başkanları gerek beğenilsin gerekse beğenilmesin  en çok yaptıkları hizmetlerle anılırlar. Türk halkı da o eşsiz hiciv sanatı aşkı ile başkanları yaptıkları işle özdeşleştirerek onlara birer lakap takarlar. Mesela;

Asfalt Osman – Osman Kibar

İstanbul’da Fevziye Okulunu bitirdikten sonra, robert kolej’den mezun oldu. 1930 yılında izmir’de ticaret hayatına atıldı; zeytinyağı, sabun ve gliserin ticareti yaptı. 1 Aralık 1951′de, kurulmasında öncülük yaptığı Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda ilk başkanlığını üstlendi. 1946 yılında politikaya atıldı. Demokrat parti’nin İzmir ve Ege kuruluşlarında görev aldı ve İzmir il Başkanlığı görevlerini yürüttü. 1964 yılında İzmir Belediye Başkanlığı’na seçildi, bu görevi dokuz yıl sürdürdü. Başkanlığı sırasında İzmir’in tüm yollarını asfaltlattığı için kendisine “Asfalt Osman” lakabı takıldı

Kaldırım Sami – Sami Aydın

ami Aydın AKP’li Sivas Belediye Başkanı. Sivaslıların düşüncesine göre Sivas’ta geçici işlerle halkın gözü boyayarak Belediye çok iyi çalışıyor görüntüsü oluşturuldu. Sami Aydın’ ın ilk ve en büyük icraatı şehir içinden geçen Mısmılırmak’ın ıslah edilmesi ile yapılmak istenilen AKSU adı verilen projesi. Bu proje ile Sami Aydın bir kaç ödül de aldı. İkinci olarak Sivas’ ın mesire yeri olan Paşa Bahçenin düzenlemesini yaptı. Ve bundan sonra şehirde sökmedik kaldırım bırakmayıp, yenidn yaparak adını KALDIRIM SAMİ ye çıkardı. SİVAS’ta İstasyon Caddesi’nde yenilenen kaldırımlara yerleştirilen LCD ekranlar da deneme yayınına başlandı. Sivaslılar ayaklarının altındaki ekranlarda yayınlanan görüntüleri ilgiyle izledi

Göbekçi Vedat – Vedat Dalokay

Vedat Dalokay, 1973 yılında Ankara’lı seçmenlerin %62’sinin oyunu alarak CHP’den Belediye Başkanı oldu, bu görevi 1977 yılına kadar sürdürdü. Ankara ulaşımını kavşaklar yoluyla düzenlemesi nedeniyle kendisine “Göbekçi Dalokay” denildi. Sıhhıye’deki “Hitit Güneşi Anıtı ve Lozan Meydanı” Dalokay’ın başkanlık döneminde yapıldı. Altınpark, Abdi İpekçi, Kuğulu ve Seğmenler Parkları onun başkanlığı döneminde yapıldı; Uydukent, Batıkent projeleri hazırlandı. Yaşam kalitesini yükseltmek için önemli projelere imzasını attı. Bu kentin mimari dokusunun Cumhuriyet ideolojisinin ve kültürel dönüşümün yansıması olduğu olgusunun da farkındaydı. Dalokay’ ın başkanlığı döneminde Ankara Belediyesi büyük bir saygınlık kazandı. Siyasal yapının değişmesinde, öncü rolü fark edilmeye başlandı.

Kavşak Melih - İ. Melih Gökçek

Melih Gökçek, 23 Mart 1984′de Keçiören Belediye Başkanlığı’nı kazandı. 1989’da ikinci defa aday olduğu Keçiören Belediye Başkanlığını kaybederek bürokraside çalışmaya başladı. 1991 yılında parti için dengeler ve siyasi konjonktür Gökçek’in ANAP’tan istifa ederek Refah Partisi’ne katılmasına neden oldu. 20 Ekim 1991 seçimlerinde Keçiören Bölgesi’nden Refah Partisi Ankara Milletvekili olarak parlamentoya girdi ve  2 yıl üç ay süren milletvekilliğinden sonra 1994 yılında milletvekilliği devam ederken Refah Partisi’nden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday oldu ve kazandı. Refah Partisi’nin kapatılması üzerine Fazilet Partisi’ne geçen Gökçek, Ankara Büyükşehir belediyesi’nin yönetiminde bulunduğu 15 yıldan beri; kente, katlı kavşak, köprülü kavşak yaptırmaya doymadı. Yeni kararlar ile, mevcut kavşakların sayısından daha fazla katlı kavşağı gene Ankara’ya eklemeyi düşünen Köprülükavşakseveroğlu’nun bu tutumuna karşı, Şehir Plancıları Odası Ankara şubesinin “katlı kavşaklar ideolojik bir tercihtir” açıklamasında; şehircilik anlayışına aykırı, kültürel varlıklara ve çok yıllık ağaçlara olabildiğince tahribat sağlayan, yayaları ve yaya haklarını ezip geçen, özel araç trafiğine mahkumiyeti sağlayan ve bundan dolayı havayı zehirle dolduran, kentte meydan bırakmamaya yönelen, görsel niteliği düşürüp kenti Melih Gökçek estetiğine mahkum eden, üzerine ise hiçbir çözüm sağlamayan mevcut katlı kavşakların yapımı için kullanılan kaynaklar ile “Çayyolu, Keçiören ve Sincan metrolarının tamamlanabilinip ayrıca en az 20 km. uzunluğunda yeni metro hattı inşa edilebileceği” nin söylenmesine rağmen, hala çok tartışılacak bir adım daha atarak Atakule’nin önündeki alana köprülü kavşak yapmaya hazırlanmasından dolayı;

Sn. Melih Gökçek’e  “Kavşak Melih” lakabı uygun düşer mi? Ne dersiniz.

“ İ.Melih Gökçek yolsuzluk dosyalarını görünce panikledi

6 Aralık 2008

CHP Ankara İl Yönetim Kurulu Üyesi Dursun Bayram , CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçlaroğlu’nun Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgili ortaya çıkardığı yolsuzluk dosyalarının ciddi olduğunu bilen İ. Melih Gökçek’în panikten ne yapacağını şaşırdığını söyledi. Gazetemize açıklamalar yapan Bayram ‘’ Büyükşehir Belediye Başkanı İ:melih Gökçek’in oğlunu da Çankaya İlçemizden aday yapmaya çalıştı, bunu başaramadı. Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu yolsuzluk dosyalarının doğru olduğunu kendiside biliyor. Hem oğlunu aday yapamamanın verdiği bir yenilgiyle  hem de ortaya çıkan bu belgelerle birlikte kendisinin adaylığının tehlikeye düştüğünü anlayınca iyice panikledi ve seviyesini düşürdü. Her gün bir televizyon kanalında Sn: Kemal Kılıçlaroğlu’ na ağza alınmayacak sözler eden İ. Melih Gökçek umarım bayramdan sonra yapılacak tartışmada bu seviyesizliğini sürdürmez. Şayet bu tartışma bu şekilde gerçekleşecek olursa ben bir vatandaş olarak olaya müdahale etmesi için İçişleri Bakanlığı göreve davet ediyorum.’’ Dedi.

Keçiören’e Taze Kan

6 Aralık 2008

Çağ Ankara Gazetesi Kurucusu ve Emekli Öğretmen İlhami Öztürk, 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde Keçiören ilçesinden Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Başkanı aday adayı olduğunu açıkladı.  Öztürk, partisi tarafından aday gösterilmesi halinde Keçiören için yapacağı çalışmalar ve projeleri ile ilgili Çağ Ankara gazetesinin sorularını yanıtladı.
Keçiören zorlu bir ilçe. Mevcut yönetimin Büyükşehir Belediyesi ile aynı partiden olmasına rağmen iki başkanın aralarındaki bir türlü bitmek bilmeyen husumet yüzünden yıllarca ihmal edildiği, yapılan göz boyama işlerin de kendi imkanlarıyla ve borçla yapıldığı, yapılmaya çalışılan hizmetlerin de engellendiği, belediye binasının Aski’ye olan borçları yüzünden sularının kesik olduğu söyleniyor. Şayet 29 Mart seçimlerinde yönetim değişirse yeni gelen yönetim tabiri caizse ‘ Ateşten Gömlek ‘ giyecek. Bu ateşten gömleği giymeyi neden istiyorsunuz?

“ Öncelikle değişimin gerekliliğine inanıyorum. Uzun zamandır aynı kişilerle yönetilen Keçiören’ de bence artık yönetim miyadını doldurdu. Aslında bu yerel seçimlerin Türkiye genelinde bir değişime neden olacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye bu güne kadar hiç bu  kadar kötü yönetilmedi. Evet çok badireler geçirdi ama tek partinin iktidar olduğu hiçbir dönemde(fiilden çok düşünceyi kastediyorum) düşünce olarak hiç bu kadar kötü yönetilmedi. Şahsen ben şu anda Cumhurbaşkanlığı koltuğunda, başbakanlık koltuğunda oturanları içime sindiremiyorum. Yaşadığım şehri yöneten, ilçemi yöneten aynı zihniyetin devamı olan kişileri de bir vatandaş olarak içime sindiremiyorum. Bu yönetimlerin demokrasiye ama gerçek demokrasiye vurulan bir darbe olduğunu düşünüyorum. 23 yıldır Keçiören’de dolayısı ile  başkentte yaşıyorum. İşim ve sosyal yaşantım nedeni ile çok yakından gözlemliyorum olup bitenleri ve sürekli eleştiren, sadece konuşan olmak değil çözüm üretmek, elimi taşın altına koymak istiyorum. Bu konuda da lütfen bu ukalalık olarak kabul edilmesin ama az sonra söyleyeceklerimi yazarsanız eminim sizlerde öyle düşünürsünüz 55 yıllık yaşantımda kazandığım deneyim ve birikimlerle kendimi sizin tabiriniz ile bu ateşten gömleği giymeye hazır görüyorum. Biz çocukluğumuzdan beri Anadolu terbiyesi ve kültürü ile büyüdük. Çocukluğumuzda annelerimiz sabah kalktıklarında ilk önce kapının önünü süpürerek temizliğe başlarlardı. Herkes kapısının önünü süpürünce o sokak tertemiz olurdu. Ben de önce ilçemi temizlemeliyim diye düşündüğüm için aday olmaya karar verdim. Ayrıca doğduğum yer nedeni ile zorluklarla mücadele etmesini de iyi bilirim. Ben Ardahan ili Posof ilçesi Asmakonak köyünde doğdum. Köyüm Rusya’ya sınır bir köydü. Orada yaz ayları çok kısa sürer. Sonrası kar, soğuk ve olumsuz hava şartlarının getirdiği yokluklar. Üstelik doğmadan kısa bir süre önce babamı, altı yedi yaşlarında da annemi kaybettim. O zorlu şartlarda annesiz ve babasız kendi kendime büyümeyi başardım. Tabii ablalarımın ve ağabeymin desteği ile. Ama yine de zor yıllardı. Öğretmen okuluna başladığım yıllarda bir takım şeylerinde farkına varmaya da başlamıştım. Ülkenin o yıllarda içinde bulunduğu durumlar bizim idealist bir yapıya kavuşmamızı sağladı. O yapı içimizde hiç ölmedi. Hala o yılların düşüncesini taşıdığım için kendimi şanslı sayıyorum. Çünkü inançların bittiği yerde kapitalizmin o keskin hırsı kaplar insanı ben hiç öyle olmadım. Öğretmenlik yaptığım yıllarda kendi düşüncemde olan çocuklar yetiştirmeye çalıştım. Kısaca hayatımın her döneminde insan gibi yaşamaya ve karşımdakileri de öyle görmeye çalıştım. Benim en büyük kazanımım budur. Daha sonra atıldığım ticaret hayatımda da bu hiç değişmedi. Anlayacağınız ben zorluklarla mücadele etmesini de iyi bilirim, yoksulluğu yok etmenin düzgün çerçevede yollarını da. İşte bu yüzden Keçiören’de şayet aday olursam ve seçilirsem iyi bir yönetim uygulayacağıma inanıyorum. İnanmadığım bir işe de asla girmem.Yanımda benimle olan arkadaşlarıma da çok güveniyorum. İyi bir kadro çıkaracağıma ve onların engin deneyimlerinin bu yönetime katkıları olacağını biliyorum.  “

Partiniz sizi aday gösterirse Keçiören’de nasıl bir seçim çalışması yapacaksınız?
“Keçiören’in Keçiörenlilerce yönetilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani Keçiören’i yönetecek kadro yine Keçiören’de yıllarca çaba sarf etmiş bilgili, nitelikli bir kadro olmalı. Dışardan şişirme kadrolarla ne seçim alınır, ne de başarılı bir yönetim sağlanır. Bizim partimizde yetişmiş nitelikli insan gücü fazlasıyla var. Eğer partim beni aday gösterirse belediye meclis üyeliklerinde asla kontenjan kullanmayacağım. Çünkü bu partimin görevidir. Ancak genel merkezin gözünden kaçan ve Keçiören’de partime zarar verecek bir isim olursa bu isim için genel merkeze önerilerimi iletirim. Benim düşünceme göre bir belediye başkanı seçim süresince partisini temsil eder ve partisinin adayıdır. Bu sebeple partimin tüm kuralları benim içinde geçerlidir. Çalışmalarım öncelikle partililerimle birlikte, örgütüyle barışık, parti disiplinine uygun, parti içindeki hiyerarşinin bilincinde olarak yürümelidir. Partili olduğunu unutan bir çalışma içine asla girmem. Bunun dışında daha öncede söylediğim gibi 23 yıldır Keçiören’ de yaşayan biri olarak gerek öğretmen kökenli gerekse bürokrasinin çeşitli kademelerinde görev almış benimle birlikte taşın altına elini koymaya gönüllü bir kadrom var. Hep birlikte belli bir disiplin içinde seçim çalışmalarımızı Keçiören’in en ücra köşelerine götüreceğiz. CHP Keçiören ekibi olarak diyoruz ki; Keçiören’i Keçiören halkıyla birlikte CHP kazanacak ve Keçiörenlilerle birlikte yöneteceğiz. İşte değişim bu. Ancak 30 Mart sabahı mazbatamı alınca parti rozetimi her zamanki yerinde göğümsümün üstünde gururla taşıyacak, tüm Keçiörenlilerin başkanı olduğumun bilincinde olarak, beni desteklesin desteklemesin herkesi kucaklayarakişe başlayacağız.Bu olgunluğa da sahip olduğumu beni tanıyanlar iyi bilirler.

Seçilirseniz Keçiören için neler yapacaksınız? Şöyle bakılınca basından izlediğimiz kadarı ile Keçiören güllük gülistanlık ve yapılacak bir şey kalmamış.Yeni projeleriniz var mı, Keçiören halkına yeni bir şeyler söyleyebilecek misiniz?
“ Ben hayata sıfırla değil eksilerle başlayıp bu günkü noktaya gelmiş bir insanım. Bu gün beş şirketi bünyesinde toplamış, yaklaşık yüz kadar çalışanı istihdam eden bir A.Ş’nin yönetim kurulu başkanıyım. Öğretmenlik mesleğimi icra ederken düşüncelerimden ötürü sık sık sürgün ediliyordum. Sürgünlerden aldığım harcırahları sermaye ederek bu günkü şirketin temelini attım. Bu güne kadar kimseden ne bir kuruş istedim, nede ticaret ahlakına uymayan bir davranışta bulundum. Ben kendimi proje adamı olarak görüyorum. Keçiören’de yapılacak o kadar çok iş var ki. Ben gazeteyi kurduğumdan bu yana geçen on bir yıl içinde olayların bizzat içinde olan biri olarak Keçiören’ de bu güne kadar yapılanların sadece bir göz boyama olduğunu ve reklamının iyi yapıldığını biliyorum. Keçiören sadece üç beş semtten ibaret değil. Keçiören başkentin Çankaya’dan sonra ikinci büyük ilçesi. Bir kere bu ilçe otelkent statüsünden çıkarılıp, üretenkent haline getirilmeli. Mevcut belediye kaynaklarını iyi kullanmanın yanında yeni kaynaklar yaratılmalı. Keçiören’in varoşlarında yüzlerce işsiz evde oturmuş belediyeden gelecek üç beş kuruşluk yardımı bekliyor. Onlara yardım götürmek yerine her birini iş sahibi yapacak projelerim var. Bu proje sayesinde hem onlar kimseye muhtaç olmadan evlerine başları dik girebilecekler hem de onların çalışacakları mecralardan belediyeye kaynak aktarılacak. Ben yoksulluğun ne demek olduğunu iyi bilirim. Yoksulluğu yönetmek değil, yok etmek istiyorum. Bunun dışında katı atık yönetimi ile ilgili uzman arkadaşlarla çalışma içindeyiz, trafik sorunu için havaray projemiz, ev kadınlarına üretkenlik kazandırma projemiz, eğitim, sağlık gibi çok ihtiyaç duyulan alanlarda geliştirilen projelerimiz var. Eğer kısmet olurda aday olursak bunları detaylı açıklarız. Bizim projelerimiz insan odaklı, biz önce insan diyoruz. Bizim kıblemiz insandır. İyi yetişmiş, eğitimi, sağlığı problemsiz insan gücünün aşamayacağı engel yoktur diye düşünüyoruz.

“ Benim projelerim Keçiören’ le sınırlı kalmayacak. İlçe Belediye Başkanı otomatik olarak Anakent Belediye meclis üyesidir. Dolayısı ile Anakent belediye başkanı kim olursa olsun, Ankara’nın hava kirliliği ve su problemi konusunda ürettiğim projeleri kendilerine sunacağım. Tabii benim partimin göstereceği göreve gelmişse bu daha da kolay olacaktır. Bizim yönetimimizde Ankaralılar çeşmelerinden akan suyu hiçbir kuşkuya kapılmadan rahatlıkla içebilecekler. Ben yasakların da karşısındayım. İnsanlara yasaklarla hiçbir şey yaptıramazsınız. Mesela başkentin ikinci büyük ilçesi olan Keçiören’de son yıllarda uygulanan içki yasağı yüzünden kadınlarımız akşam saatlerinde evlerinden çıkamaz oldular. Çünkü istatistiklere göre yasak olmasına rağmen en çok içki tüketimi Keçiören ilçesindeymiş.şimdiki mevcut yönetimin yapmakla çok öğündüğü parklarda insanlar geceleri kolalarının içine çeşitli içkiler karıştırarak içiyor ve denetimsiz olduğu içinde ölçüyü kaçırıp etrafı rahatsız edebiliyorlar. Çıkın Bağlum’ un üst taraflarına peş peşe dizilmiş arabaların içinde herkesin elinde birer kolalı içki. Bence çirkin olan içki içmek değil, çirkin olan gizlice yapılan denetimsiz insanları rahatsız eden, medeni yaşama ters düşen bu harekettir. Yasaklar her zaman caziptir. Serbest bırakılınca eski cazibesini kaybeder.
Kısaca olurda önce partim sonra Keçiören halkı bize bu görevi verirse Keçiören, insanların aileleri ile birlikte, hiçbir gizlilik olmadan yaşayabileceği, yoksulluğun en alt seviyelere ineceği, üretken, yirmibirinci yüzyıla yakışır projelerle alt yapısı düzgün, ulaşımı kolay yaşanabilir ve herkesin cazibe odağı olan bir metropol ilçe haline dönecektir.

Seçim çalışmaları bayağı maliyetli bir iş. Çalışmalarınızı sürdürürken etrafınızda olanlara bir vaatte bulunuyor musunuz ve bu çalışmalar esnasında kullanacağınız ekonomik kaynak hazır mı?
“ Etrafımda olan hiçbir arkadaşıma seçilirsem sana şunu yaparım demedim, demem de. Biz Keçiören’i yönetmeye talibiz, yemeye değil. Zaten benden seçim sonrası ben sana şunu yaptım karşılığı budur diyecek bir arkadaşım yok ve  o düşüncede olan biride benim yanımda olamaz. Herkes benimle birlikte elini taşın altına koyacaktır.Benim ve benimle birlikte olan yol arkadaşlarınım derdi ekonomi değil, başarıdır. Keçiören’i hak ettiği yere taşımaktır. Bana göre karşılık beklenerek yapılan işler başarısızlığın ilk adımıdır. Ticari hayat başka üretirsiniz ve ürettiğinizin karşılığını alırsınız. Belediye yönetiminin de iki ayağı vardır. Hizmet ve üretmek. Hizmet için benimle birlikte olanlar zaten bir şey beklemezler. Ama üretenler ürettiklerinin karşılığını elbette alacaklardır. Benim düşünceme göre rüşvet almak namussuzluk, vermek de namussuzoğlu namussuzluktur. Kamu malından hırsızlık yapmakla, birilerine yalancı vaatlerde bulunmakla bir yere varılamayacağı artık açık ve seçik ortadır. Elbette bizimde diğer aday arkadaşlarımız gibi bu çalışmalarımızı yürütebilecek bir yatırımımız vardır. Önemli olan çok para değil, olan imkanları doğru yerde değerlendirmektir. Değişimin gücü Keçiören’i değiştirecektir.

Sonsöz !
“ Demokrasinin tarlasıdır Belediyeler. Orada çiçek açar, özgürlük, barış, kardeşlik , yardımlaşma ve de dayanışma, katılım görev ve sorumluluk alma taşın altına da eline koyma başarıyı, başarısızlığı paylaşmanın  adresidir belediyeler. Üretimdir, emektir, yaratmadır, değerler yaratmanın  şeffaflığın, aydınlığın yüreklerin sevgi ile çarptığı birlikteliğin adıdır Belediye.
Sağlığın, eğitimin bir hak olduğu, yaşamakda ne güzelmiş dediği, güneşin herkesi eşit olarak aydınlattığı yerin adıdır belediye. İplik iplik örülür, ilmik ilmik dokunur belediyelerde sevgi ve özgürlükler. Dedeler torunlarıyla, sevgililer, analar, babalar, el ele , kol kola dolaşırlar, güven ve huzur içinde belediye parklarında. Suların şırıltısı, kuşların cıvıltısı, yaprakların hışırtısı kamcılar yaşama tutkusunu. Belediye ışıl ışıl yanar elektrikler, tertemiz, billur gibi, tertemiz sular akar musluklardan. Caddeler tertemizdir. Tüketen, israfa, kapalı , adam sendeci kaldırımları indirip kaldıran belediyeciliğin yerini, üreten, değerler yaratan bir belediyecilikle politik yaşama geçirmektir. Halkın ödediği vergiler, gelir kaynakları, çarçur edilmeyecek, ulaşımda , sağlıkta eğitimde aktarılacak alt yapı kıymetini modern şehircilik anlayışına, çağdaş sanat anlayışına uygun bir şehircilik anlayışı ile Keçiören ilçesi yeniden yapılanacaktır. Sanatın her çeşidi insan oğlunun yarattığı en yüce değerdir. Keçiören bir sanat cennet müzesi haline getirilecektir.
Bağımsızlık ateşi burada tutuşturulmuştur. Meteoroloji, bağımsızlık, özgürlük tepesi yeniden ve çağdaşsanat anlayışına ve de dokusuna dokunmadan yeniden uygun bir biçim değerlendirilecektir.
Emperyalizme, onun çocuğu olan kapitalizme karşı bağımsızlık savaşını başlatan, sömürgecilere hak ettiği tekmeyi vuran, dünyadaki mazlum haklara kurtuluş yolunu gösteren Anadolu hareketinin Lideri M. Kemal ‘in kurduğu CHP , Keçiören ‘de bu güneşin doğmasını sağlayacaktır. Silahımız partimiz, örgütümüz, bilim halkımızın destek ve yardımıdır.
Bu duygularla Keçiören halkını sevgi, saygıyla selamlıyor, herkesi CHP çatısı altında demokrasi savaşıma çağırıyorum. Işıklı günler ancak ve ancak sizlerin  gayretiyle gelecektir.”